SPK’dan fonlara güvenlik şemsiyesi
Sermaye piyasalarında serbest fonlar ve para piyasası fonlarına yönelik köklü değişiklikler yolda. SPK’nın hazırladığı yeni taslak, portföy yönetim şirketlerine ek sermaye yükümlülüğünden Takasbank güvencesine kadar bir dizi kritik değişikliği beraberinde getiriyor.
Sermaye piyasalarında özellikle serbest fonlara yönelik denetim ve gözetim zırhı sıkılaşıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) geçen kasım ayında düzenlediği zirvede, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapılıyor” çıkışı ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün “Yanlışı olanın gözünün yaşına bakmayız, gerekirse lisans iptal ederiz” mesajıyla sinyalleri verilen düzenleme somutlaştı. SPK, özellikle serbest ve para piyasası fonlarını doğrudan ilgilendiren “Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber” üzerindeki kapsamlı değişiklik taslağını sektör paydaşlarının görüşüne açtı.
Sektör görüşleri için son tarih 26 Şubat
Taslak metin; serbest fonlar, para piyasası fonları ve borsa dışı repo işlemleri gibi kritik alanlarda yeni yatırım sınırlamaları, portföy yöneticisi sayılarına dair kriterler ve kamuyu aydınlatma yükümlülükleri getiriyor. Ayrıca murabaha ve vaat sözleşmesi gibi finansal kavramların tanımları güncellenirken, sektör paydaşlarından özellikle yatırım limitleri ve uyum süreleri hakkında somut öneriler bekleniyor. İlgili kurumların, görüşlerini içeren formları en geç 26 Şubat 2026 tarihine kadar TSPB’ye iletmeleri gerekiyor. Birlik de 2 Mart’a kadar sektör görüşlerini SPK’ya iletecek ve gelen öneriler üzerine Kurul da yeni düzenlemelere son şeklini verecek. SPK, bu hamleyle değişen piyasa ihtiyaçları doğrultusunda yatırım fonlarının işleyişini ve denetimini daha etkin bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Portföy yönetim şirketlerinin (PYŞ) üst düzey yöneticileri, serbest fonlar için ilave sermaye yükümlülüğü ve borsa dışı repo işlemlerinde teminat takibinin güçlendirilmesi gibi maddelerin “piyasa disiplini” açısından dönüm noktası olacağını vurguluyor. Genel olarak taslağı olumlu değerlendiren PYŞ yöneticilerinin bazıları ilave sermaye yükümlülüğü konusunda ayrışıyorlar. Bazı yöneticiler, “Sermayenin yüksek olması pratikte yeni girişleri sınırlayan bir düzenleme. İlave sermaye yükü, işini düzgün yapanları zorlayacak. Fiili bir fayda olmayacak, bu nedenle işlevsel görmüyoruz” eleştirisinde bulundular.
PYŞ’ler için ilave sermaye yükümlülüğü
Taslağın en çok konuşulan maddelerinden biri, PYŞ için getirilen ilave sermaye yükümlülüğü oldu. Yeni düzenlemeye göre, bir PYŞ’nin yönettiği serbest fonların büyüklüğü toplam portföy içinde belirli bir oranı aşarsa, SPK bu şirketten özsermaye artırımı talep edebilecek. Konuyu değerlendiren sektör temsilcileri, bu adımın mali yapıları tahkim edeceğini belirterek şu analizi yapıyor: “Yönetilen portföyün ağırlıklı olarak serbest fonlardan oluştuğu yapılarda risk konsantrasyonu doğal olarak artıyor. Kurul burada, ‘Eğer riskli varlık yönetiyorsan, sermayen de buna uygun güçte olmalı’ mesajı veriyor. Bu oranların ne olacağı henüz netleşmese de temel amaç, serbest fon ağırlıklı çalışan kurumların sermaye yeterliliğini yukarı çekerek olası sarsıntılara karşı direnç oluşturmak.” Sektörün “devrimsel” nitelikte gördüğü bir diğer değişiklik, borsa dışı repo ve ters repo işlemlerinde teminat takibinin Takasbank’a........
