2 milyon belgeyi bilgi ekonomisine kazandırdı
Garanti BBVA’nın 2011 yılında "uzun vadeli toplumsal yatırım" stratejisiyle temellerini attığı Salt, 15. kuruluş yılını geride bırakırken Türkiye’nin en kapsamlı dijital hafıza projelerinden birine dönüştü.
Sanat, mimarlık ve iktisat tarihi arasındaki kesişimleri bir "bilgi üretim merkezi" modeliyle ele alan kurum, yeni dönemde "Ekonomi Tarihi Fonu" ile akademik üretimdeki finansal desteğini artırıyor. Osmanlı Bankası Müzesi, Garanti Galeri ve Platform Garanti’nin birikimi üzerine inşa edilen yapı, bugün sadece bir sergi alanı değil; 2 milyonu aşkın belgeyi içeren devasa arşiviyle "bilgi ekonomisi"nin en önemli aktörlerinden biri konumunda.
Bilgi sermayesi kamusal erişime açıldı
Kuruluşundan bu yana Salt Beyoğlu ve Salt Galata mekânlarında 5 milyon ziyaretçiyi ağırlayan kurum, dijitalleşme vizyonuyla sınırlarını fiziki mekânların ötesine taşıdı. Salt Araştırma çatısı altında toplanan 19. yüzyıldan günümüze Türkiye, Doğu Akdeniz ve Doğu Avrupa coğrafyasına odaklı kaynaklar, dünya genelinde yaklaşık 100 bin araştırmacıya çevrimiçi ortamda ulaştırıldı. Salt Genel Müdürü Deniz Ova, kurumun ücretsiz ve eşit erişim ilkesinin toplumsal katma değerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Salt, sanat, mimarlık ve tasarım ile sosyal ve ekonomik tarih arasındaki kesişimleri odağına alıyor. 110 bini aşkın yayına sahip koleksiyonumuz ve haftanın 5 günü hizmet veren araştırma salonlarımızla, geleceğin kuşaklarına kalıcı bir öğrenme ağı ve entelektüel bir altyapı sağlıyoruz."
Arşivlerin dijital dönüşümü sürüyor
2026 yılı içinde Salt, grafik tasarım ve mimari tarih açısından kritik öneme sahip yeni arşivleri de kullanıma açmaya hazırlanıyor. Bülent Erkmen’in özel web projesiyle sunulacak arşivi başta olmak üzere; Handan Börüteçene, Han Tümertekin ve Selahattin Yazıcı gibi isimlerin birikimleri de dijital ekosisteme dahil edilecek. Bu hamle, Salt’ın sadece bir müze değil, aynı zamanda Türkiye’nin yaratıcı endüstrileri için bir "veri bankası" olma hedefini pekiştiriyor.
“Eleştirel diyaloğu beslemeyi sürdüreceğiz”
Ova'nın ifadesiyle Salt, yeni dönemde şu stratejik hat üzerinde ilerleyecek: "Salt, Türkiye ve yakın coğrafyasını birlikte düşünen, tartışan ve üreten bir alan olarak eleştirel diyaloğu beslemeyi sürdürecek. Özellikle genç kullanıcı ve izleyicilerle kurduğu dinamik etkileşimle yeni düşünme ve üretim biçimlerini teşvik etmeyi önceliklendirmeye devam edeceğiz."
“2026 yılında Salt, Doğu Akdeniz coğrafyasına yeniden bakıyor ve kendi arşivimizde olan zengin malzemeleri yeni tartışmalara açıyoruz” diyen Deniz Ova, projeleri şöyle anlattı:
“Nisan ayında açılacak "Barajdan Sızanlar" sergisi, Doğu Akdeniz coğrafyasında arazi ve hafıza arasındaki ilişkiyi ekolojik bir perspektifle irdeleyecek. Ekim ayında Salt Galata’da yer alacak "Emek, Beden, Mekân" sergisi, fabrikaların mimari dönüşümü üzerinden üretim rejimlerinin tarihsel gelişimine odaklanacak.
Eylül ayında başlayacak "Özer Kabaş ve Zamanları" sergisi, 1960-1990 arası Türkiye kültür tarihini disiplinlerarası bir bakışla sunacak. Bilgi üretimini destekleyen Salt, 2026'da Bülent Erkmen, Han Tümertekin ve Handan Börüteçene gibi isimlerin arşivlerini dijital dünyayla buluşturarak kültürel sermayeyi erişilebilir kılmaya devam edecek.”
Kurumsal sosyal sorumlulukta "uzun vadeli etki" modeli
Salt, 2013 yılından bu yana 80’den fazla projeye sağladığı Salt Araştırma Fonları’nı, 2025 yılı itibarıyla stratejik bir adımla genişletti. Yeni kurulan "Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu", iktisat tarihi alanında çalışan araştırmacıların toplumsal dönüşümleri finansal ve sosyal bir perspektifle analiz etmesine olanak tanıyor.
Garanti BBVA Yönetim Kurulu Üyesi ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Vekili Aydın Düren, “Yürüttüğümüz toplumsal yatırım programlarının gerçek bir ihtiyaca dokunmasını, uzun vadeli olmasını ve yüksek etki yaratmasını önemsiyoruz. Salt, bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Farklı kültürel birikimlerin bir araya gelmesiyle şekillenen bu yapı, bugün araştırmayı ve paylaşımı odağına alan çok özel bir kurum haline geldi” dedi.
