Sen mutluluğun resmini…
Büyük Şair Nazım’ın yakın dostu ressam Abidin Dino’ya “Sen mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?” diye sormasının üzerinden tam 65 yıl geçmesine rağmen dünya hala mutluluğun resminin tuale dökülmesini bekliyor…
Bütün dünya savaşın tam da ortasındayken “Dünya Mutluluk Raporu 2026” bir kez daha yayınlandı. Refah devleti ve zenginliğin eşit dağılımının mutluluğu doğrudan etkilediği” belirtilen “Mutluluk Raporu”nda kuzey ülkeleri listenin yine en başında yer alırken Türkiye 94’üncü sıradaki yerini korudu.
Kuzey’in parlak ülkesi Finlandiya üst üste dokuzuncu kez “dünyanın en mutlu ülkesi” olarak tescil edilirken, İzlanda, Danimarka, Kosta Rica, İsveç, Norveç, Hollanda, İsrail, Luxemburg ve İsviçre listenin en başında yer alıyorlar. Türkiye, 147 ülkeli sıralamada geçen yıl olduğu gibi yine 94’üncü sırada yer alan diğer ülkeler olarak sıralanıyor. Dünyanın en mutsuz ülkesi Afganistan’ı Sierra Leone, Malavi, Zimbabve, Botsvana, Yemen ve Lübnan olarak listede yer aldı. İran ise “mutluluk sıralaması”nda 97’nci sırada, en azından 26 gün önce Ortadoğu Savaş’ı başlamadan…
Amerika Birleşik Devletleri “Dünya Mutluluk Raporu” sıralamasında 23’üncü sırada yer alırken, Avrupa Birliği’nin (AB) önde gelen diğer ülkeleri Belçika (14), Almanya (17), Slovenya (18), Avusturya (19), Çekya (20), Fransa (35), İtalya (38), İspanya (41) ve Yunanistan (85) sıralamasına girdi.
Mutluluğun sırrını “zenginliğin eşit dağılımı ve refah devleti” olarak açıklanan Dünya Mutluluk Raporu 2026’da, Kuzey Avrupa ülkelerinin istikrarlı bir şekilde üst sıralarda yer almasının, “zenginlik ve zenginliğin eşit dağılımı, ekonomik durgunluk risklerinden koruyan bir refah devleti ve sağlıklı bir ortalama yaşam süresiyle ilgili olduğu” belirtiliyor.
Yoğun sosyal medya kullanımının gençlerin mutluluk düzeyinde ciddi bir düşüşe yol açtığı, “bu etkiler özellikle İngilizce konuşan ülkeler ve Batı Avrupa’daki genç kızlarda endişe verici boyutlarda” olduğu tespitinin yapıldığı raporda, sosyal medya kullanımının gençlerin mutluluğunu etkilediğine yer veriliyor. Raporda, sosyal medyayı günde beş saat veya daha fazla kullanan 15 yaşındaki kızların, daha az kullananlara kıyasla yaşam memnuniyetlerinde düşüş bildirdikleri ifade ediliyor.
Sosyal medyanın gücü!
Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da gençler 15 yıl öncesine göre çok daha mutsuz. Aynı dönemde sosyal medya kullanımı da keskin bir şekilde arttı. Birçok kişi bu mutluluk düşüşünden sosyal medyayı sorumlu tutuyor…
Sosyal medyayı günde bir saatten az kullanan gençlerin en yüksek mutluluk düzeylerine sahip olduğunu tespit ettiklerini belirten araştırmacılar, dünya genelinde ergenlerin günde ortalama iki buçuk saatini sosyal medyada geçirdiklerine dikkat çekiyorlar.
“Mutluluk Raporu”nda, en sorunlu sosyal medya platformlarının kişiler arası karşılaştırmaları teşvik ettiği, “influencer”lara yer veren, algoritmik akışa sahip, görsel içeriklere ağırlık veren platformlar olduğu belirtiliyor.
Refah düzeyi ve sosyal medya
Rapora göre, 47 ülkede 15 yaşındaki gençler arasında yapılan PISA araştırması, günde yedi saatten fazla sosyal medya kullanan gençlerin, günde bir saatten az kullananlara göre çok daha düşük bir refah düzeyine sahip olduğunu gösteriyor.
“Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da, sosyal medyanın yoğun kullanımına rağmen gençlerin refahı azalmamıştır” tespiti yapılan raporda, “Yoğun sosyal medya kullanımı, daha yüksek depresyon ve stres seviyeleriyle bağlantılıdır. En sorunlu platformlar, kullanımın esas olarak pasif olduğu, içeriğin çoğunlukla görsel olduğu ve genellikle etkileyicilerden kaynaklandığı platformlardır” görüşüne yer veriliyor.
Hayatta kalabilmenin yollarından biri de “inkâr etmek” sanırım! Dünya yangın yeriyken, her yere bombalar yağarken Ortadoğu’da, bana sorsalar “kendini mutlu hissediyor musun?” diye, söyleyemem utanırım kendimden…
