Faiz indirim hızı yavaşlar mı?
Baz senaryomuzda, yılın geri kalanında büyümenin yavaş seyretmesini ve enflasyonun ana eğiliminin kademeli olarak gerilemesini beklemeyi sürdürüyoruz. Bu doğrultuda TCMB’nin politika faizini yıl sonuna kadar 5 civarına indirme alanı bulabileceğini öngörüyoruz.
Ancak önümüzdeki hafta açıklanacak GSYH ve enflasyon verileri, bu senaryonun geçerliliğini koruması açısından belirleyici olacaktır. Makroekonomik görünümde sapma yaşanması halinde, TCMB’nin gelecek yıl için ortaya koyduğu hedeflerin inandırıcılığını koruyabilmesi adına para politikasında erken ve yeterli tepki vermesi gerekecektir. Bu da faiz indirimlerinin yavaşlatılmasını ve makro ihtiyati çerçevenin gözden geçirilmesini gerektirebilir.
Pazartesi günü açıklanacak GSYH büyümesi ve önceki çeyreklere gelecek olası revizyonlar, talep görünümünde hangi noktada bulunduğumuzu ve bu kanal üzerinden enflasyona ne kadar destek gelebileceğini gösterecek.
Kısa vadeli eğilimleri izlemek için mevsimsel düzeltilmiş verilerdeki çeyreklik büyümenin daha sağlıklı bir gösterge olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin yıllık potansiyel büyümesinin %4-4,5 arasında olduğunu varsayarsak, çeyreklik %1 civarında bir büyüme potansiyele yakın kabul edilebilir. Bunun altında kalan büyüme oranları ise enflasyon açısından daha olumlu bir görünüm anlamına gelecektir.
Geçen yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde %0 civarında gerçekleşen çeyreklik büyüme oranları ile talep görünümü enflasyonu destekler bir seviyeye gelmiş, ardından yılın son çeyreğinde %1,7 ve bu yılın ilk çeyreğinde %1 ile büyüme yeniden hızlanmıştı. Bu gerçekleşmeler Türkiye’nin üretim seviyesini potansiyeline yaklaştırmış ve enflasyona bu kanaldan gelen desteği azaltmıştı.
Öncü üretim göstergelerine dayanarak ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %0,5’lik ılımlı bir büyüme bekliyoruz. Ancak Forinvest’in 11 ekonomistle yaptığı ankette beklenti %0,8 ile daha güçlü bir büyüme yönünde oldu.
Üçüncü çeyreğe........
© Dünya
