menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hukukta güneş, rüzgar ve garanti fiyat krizi

36 0
16.05.2026

Artık enerji uyuşmazlığı denildiğinde yalnızca petrol, doğal gaz veya boru hattı ihtilafları akla gelmiyor; güneş santralleri, rüzgâr türbinleri, batarya yatırımları, bağlantı anlaşmaları, alım garantileri ve kapasite tahsisleri de tahkim dosyalarının merkezine yerleşiyor.

Enerji sektörü, dünya ekonomi­sinin en büyük yatırım alanla­rından biri olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2025 yılında küresel enerji yatırım­larının 3,3 trilyon dolara ulaşma­sı, bunun yaklaşık 2 trilyon doları­nın ise temiz enerji, şebeke, depo­lama, yenilenebilir üretim, nükleer, elektrifikasyon ve enerji verimlili­ği gibi alanlara yönelmesi bekleni­yordu. Bu tablo, enerji hukukunun da yönünü değiştirdi. Artık enerji uyuşmazlığı denildiğinde yalnızca petrol, doğal gaz veya boru hattı ih­tilafları akla gelmiyor; güneş sant­ralleri, rüzgâr türbinleri, batarya yatırımları, bağlantı anlaşmaları, alım garantileri ve kapasite tahsis­leri de tahkim dosyalarının merke­zine yerleşiyor.

Bu nedenle tahkim, enerji proje­lerinde bir “sonradan başvurulan çözüm yolu” değil, projenin başın­da finansman modelinin içine yer­leştirilen bir güvenlik mekanizma­sıdır. Bir güneş santralinde arazi hakkı, lisans, bağlantı anlaşması, EPC sözleşmesi, bakım sözleşmesi, sigorta, kredi sözleşmesi ve elekt­rik satış modeli aynı ekonomik bü­tünün parçalarıdır. Bu zincirin bir halkası koptuğunda zarar gecikme­den kaynaklı ceza-i şartların çok ötesine geçiyor; nakit akışı, borç servis kabiliyeti ve projenin banka nezdindeki değeri de etkileniyor.

Güneş ve rüzgar büyüdükçe ihtilaf artıyor!

Yenilenebilir enerji artık alter­natif değil, ana akım enerji mima­risi oldu. 2026 verilerine göre küre­sel yenilenebilir enerji kapasitesi 2025 sonunda 5.149 GW’a, güneş enerjisi ise 2.392 GW’a geldi. Rüz­gâr kapasitesi de 1.291 GW seviye­sine çıktı.Bu büyüme hukuki ola­rak şu anlama geliyor: Daha fazla proje, daha fazla bağlantı başvuru­su, daha fazla ekipman tedariki, da­ha fazla finansman ve kaçınılmaz olarak daha fazla uyuşmazlık.

Gü­neş ve rüzgâr yatırımlarında en sık karşılaşılan ihtilaflar bağlantı ka­pasitesinin tahsisi, şebeke kısıtla­rı, üretim kesintileri, alım garantisi süreleri, döviz bazlı veya yerel para bazlı tarife değişiklikleri, yerli kat­kı destekleri, ekipman gecikmeleri ve idarenin düzenleyici müdahale­leridir. Ulus devletlerde teşvik re­jimi değiştiğinde veya garanti fiyat beklenen getiriyi karşılamadığında mesele yalnızca ticari bir zarar he­sabı olmaktan çıkar; meşru beklen­ti, adil ve hakkaniyete uygun mua­mele ve bazı durumlarda dolaylı ka­mulaştırma tartışmasına dönüşür.

Türkiye’nin yenilenebilir kapasitesi: Kime göre........

© Dünya