Ürün güvenliği ticaretin önünde engel mi güvence mi?
Bir ülkeye giren her ürün, aslında o ülkenin vatandaşlarına yapılmış sessiz bir sözdür. Bu ürün size zarar vermez diyen bir söz. Ama bu sözün tutulup tutulmadığını kim denetler? İşte tam bu noktada devreye giren mekanizma, ülkemizde TAREKS (Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi) adıyla biliniyor.
Türkiye de uzun yıllardır bu dönüşümün önemli bir parçası olarak ürün güvenliği alanında ciddi bir altyapı oluşturdu. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, ithalat ve ihracatta güvenli ürünlerin piyasaya arz edilmesini sağlayan en önemli mekanizmalardan biri haline geldi. TAREKS, denetimleri elektronik ortamda ve risk esaslı şekilde yürüterek kaynakların daha etkin kullanılmasını ve yalnızca riskli görülen partilerin fiili denetime yönlendirilmesini amaçlıyor. Oyuncaktan yapı malzemesine, medikal cihazdan tekstile, makinelerden akülere kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor. TSE denetimine tabi ürünler de bu uygulamanın bir parçası.
Sistemin mantığı son derece yerinde; her partinin fiziksel olarak denetlenmesi yerine, risk analizi yaparak riskli ürünleri öne çıkar. Düşük riskli ürünler yeşil hat üzerinden otomatik onay alırken, yüksek riskli ürünler fiili denetime ve TSE testlerine yönlendirilir. Kâğıt üzerinde kusursuz bir tasarım.
Güvensiz ürünün faturası ağır
İthalatta ürün güvenliği denetimlerinin temel hedefi, ithal yolla piyasaya arz edilecek ürünlerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam ve sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını taşıyıp........
