menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İthalatı pahalılaştırırken enflasyon düşer mi

36 0
09.01.2026

2026 yılına girerken Türkiye ekonomisinin en kritik başlıklarından biri sessiz ama etki­si yüksek bir alanda şekillenmiş oldu. Bu etkinin ismi ithalat rejimi ve gümrük vergileri. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemelerle binlerce ürün grubunda ilave gümrük vergileri, ek ma­li yükümlülükler ve koruma önlemleri devreye alındı.

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan ithalat rejiminde temel hedefler haksız rekabe­ti önlemek, cari açığı azaltmak, yerel istihdamı desteklemek olarak açıklandı. Hedefler elbette çarpıcı ve hiçbirimizin itiraz edemeyeceği tür­den. Ancak hedefe ulaşmak için izlenen yol ise ithalata ilişkin maliyetleri arttırmanın çok öte­sine gidemiyor. Doğal olarak akla gelen ilk soru da; bu politikalar enflasyonu düşürür mü, yoksa yeni bir maliyet dalgası mı yaratır oluyor.

1996 yılında Gümrük Birliği’ne dahil olma­mızla beraber, Avrupa Birliği ile birlik dışında kalan tüm ülkelere yönelik gümrük vergilerin­de eşitlik ilkesi olarak kabul edilen Ortak Güm­rük Tarifesi’ni de kabul ettik.

Elbette Serbest Ticaret Anlaşmaları bir istisna olduğu gibi, ül­ke menfaatleri için farklı türde kabul edilebi­lir tarife dışı engel olarak kabul edilen vergiler de yine istisna olarak nitelendirilebilirdi. An­cak mevcut duruma baktığımızda bugün yal­nızca İlave Gümrük Vergisi (İGV) adı altındaki AB dışındaki ülkelerden ithal edilen ürünlerde varolan vergi, tam 4.344 ürüne uygulanır du­rumda. Yani istisnadan genel uygulamaya dön­müş durumda.

İGV, eşyalara doğrudan uygula­narak ithalat maliyetini yükseltiyor. İGV’ye tabi ürünlerin 2.430’u metal........

© Dünya