menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuşaklar arası sözleşme çalışıyor mu?

19 0
25.02.2026

Sürdürülebilir kalkınma “bir toplumun yarın fikri ayakta mı?” diye sorar. Özü şudur: Bugünü yaşarken yarını yakmamak. Bir kuşağın rahatını diğer kuşağın sırtına yıkmamak. Kâğıt üzerinde “büyüme” ya­zarken, gerçek hayatta herkesin birbirine “borç” ve “alacak” çıkarmadığı bir denge kurmak. Şu an denge bozulmuş gibi.

Genç­ler “geleceğim ipotekli” diyor; yaş alanlar ise “ben yalnızım.” İkisi de birbirine kıza­rak söylemiyor bunu. Daha çok aynı sis­temin iki ucunda sıkışmış gibi söylüyor. Gençler için ipotek, sadece banka kredisi değil; hayatın kendisi. Kira, ulaşım, gıda, asgari yaşam maliyeti… Hepsi yükselirken başlangıç maaşıyla bir hayat kurma ihti­mali düşüyor. Üstelik bu durum bir “yok­sulluk” meselesinden çıkıp bir “plan ya­pamama” meselesine dönüşüyor. Plan ya­pamayan toplum sürdürülebilir kalkınma üretemez; çünkü sürdürülebilir kalkınma, tam olarak uzun vadeli kararlar demek.

Konut–emeklilik hattı güvencenin inşası

Ev sahibi olan kuşak, konutu güvence olarak görüyor; kirada kalan kuşak, konu­tu bir “hayat eşiği” olarak. Bu fark sadece statü değil, sistemsel bir ayrım yaratıyor. Ev sahibi olmak; çocuk yapma kararından şehir seçimine, risk alma kapasitesinden iş değiştirmeye kadar her şeyi etkiliyor. Ko­nut, sürdürülebilir kalkınmanın temel ko­şullarından........

© Dünya