Türkiye’nin patikası, Brezilya’nın hatırlattığı
“Zincirlerimden kopup kurtulmak istiyorum.” Queen
Bazı anlar gösterişsizdir. Hikâyenin sonunda dönüp baktığımızda, sonucu orada tayin ettiğimizi anlarız. Bir sprinterin yarışı kazandığı an, göğsünü finiş çizgisine uzattığı anla sınırlı değildir. Bazen belirleyici değişim, aylar önce antrenmanda düzelttiği tek bir adımdadır.
Geçtiğimiz hafta açıklanan Eylül TÜFE verisi böyle. Aylık artış %1,84; yıllık enflasyon ),73. Türkiye, 2021 yılından beri 0 eşiğini ilk kez kırmakla kalmadı, mevsim etkilerinden arındırılmış trend enflasyon 'nin başına işaret ediyor. Veri şu yüzden önemliydi: P ve rejimleri arasında duran enflasyonda aşağı yönlü geçiş güçlendi.
P’nin hafızası, ’nin imkânı
26 Mayıs 2025 tarihli “Takvimleri Ayarlama Enstitüsü” yazımızda, enflasyonun önce 0 çevresine gerileyeceğini belirtmiş, ikinci aşama için “ yörüngesine doğru hareket edecek” demiştik. Bugünkü veriyi bu çerçevede okuyabilmek için Türkiye’nin 21. yüzyıldaki iki enflasyon rejimini iyi tanımlamak gerekiyor:
P rejimi, salgın sonrası özellikle Ukrayna savaşının enerji ve gıda şoklarıyla daha da pekişmişti. Her ne kadar bazı yorumcular iç politika tercihlerine bu faturayı kesmeye çalışsalar da küresel etkenler aslında bir hayli güçlüydü. İletişim o dönemde çok iyi yönetilemedi. Bununla birlikte kur geçişkenliği ve beklentiler de bu baskıyı iç fiyatlara taşıdı; iletişimdeki zayıflık beklentileri çıpalamayı zorlaştırdı.
rejimi ise 2001 krizi sonrası devreye alınan ve görece istikrarlı küresel konjonktürde katı şekilde uygulanan iktisadi politikaların sonucuydu. Lehman akabinde küresel koşullara karşı devreye giren geniş faiz koridoru; 2018 Brunson şoku sonrasındaki “Enflasyonla Topyekûn Mücadele” girişimi, bu kazanımları koruma arayışının farklı araçlarıydı.
, fiyat istikrarının nihai hedefi değil. Geldiğimiz noktada Hürmüz şoku, enflasyonu aşağı trendinden şimdiye kadar kalıcı biçimde koparıp P rejimine geri taşıyamadı. Para ve........
