Deneyim ekonomisi ile sanayi ekonomisi arasında Türkiye
“Madem ekonomi kötü neden AVM ve benzeri yerler dolu?” Çünkü bireyler artık deneyim peşinde. Tüketim kalıbı, satın almadan deneyime doğru evriliyor. Beyaz eşya satışları gerilerken kafe ve restoran harcamaları dinamizmini koruyor. Türkiye’nin dayanıklı mal ve ağır sanayi ekseninde kurulan üretim yapısının bu esnekliği yakalaması gerekiyor.
“Alla mattina, appena alzata, O bella ciao” André Rieu / David Garrett – İtalyan Folk Türküsü
The Economist, salgın arifesinde “millenyal sosyalizm” ile çok ilgiliydi. Sosyal medyadaki paylaşma kültürü, gençlerin mülkiyet yerine kiralama tercihi mecmuanın kapağına taşınmıştı.
Rüzgârı arkasına alan Bernie Sanders gibi yaşlı ve koyu solcu bir figür Demokrat partinin başkan adaylığında Biden’ı zorlamıştı. Keza Biden’ın yardımcısı Kamala Harris’e de Demokrat Parti’nin demografik ve kuşaksal yenilenmesini temsil edeceği beklentisiyle büyük anlam yüklendi.
Salgın sonrası konjonktür (neden-sonuç anlamında değil), millenyal sosyalizm tartışmasını başka bir forma taşıdı. Lüks tüketime yönelim, hizmet-mal fiyat ayrışması ve yüksek gelir gruplarının dahi hayat pahalılığından söz etmeye başlayarak “geçim sıkıntısı” çektiklerini ifade etmeleri aynı ruh halinin farklı yüzleri haline geldi.
The Economist'in yeni sola yönelik ilgisi aslında ideolojik bir yakınlıktan kaynaklanmıyor. Dergi uzun yıllardır piyasa ekonomisinin en önemli savunucularından biri. Ancak aynı zamanda piyasa ekonomisinin sürdürülebilirliğiyle de yakından ilgileniyor. Bu nedenle genç kuşakların mülkiyet, gelir dağılımı ve fırsat eşitliği konularındaki memnuniyetsizliklerini dikkatle izliyor. Çünkü tarih boyunca ekonomik sistemler çoğu zaman rakip ideolojiler yüzünden değil, kendi ürettikleri çözülmeler nedeniyle baskı altına girdi.
Bella CİAO'dan Matcha Latte'ye
Ekonoritmiks, K-Tipi ekonomiyi ve Z kuşağını her fırsatta izlemeye çalışıyor. Türk ekonomisindeki güncel çelişkilerde küresel dinamiklerin izdüşümlerini arıyor.
Dutch Bros, daha önce Hashtag’de yer verdiğimiz bir içecek zinciri. Starbucks gibi yerleşik ve küresel bir zincire meydan okudu. Çünkü z-kuşağının güncel fayda eğrisini çözmüş durumdalar: “Küçük Ödül Kültürü” (little treat culture).
Renkli içecekler ve kişiselleştirilebilir menüler z-kuşağının deneyim odaklı tüketim tercihleriyle örtüşüyor. Matcha çayı trendini daha önce “Hayat Pahalılığı Bir Kutu Çikolata Mıdır?” başlıklı yazımızda incelemiştik.
Önceki hafta McDonald’s CEO’su Bloomberg’e şirketin Şikago idare merkezinden mülakat verdi. İki konuyu öne çıkardı: Menü değişimi ve mağaza değişimi.
Menüde tavuk ürünlerine yöneleceklerini belirtti. K-tipi ekonominin karşımıza çıkardığı ayrışmalardan birisi kırmızı ve beyaz et fiyat farkı. Dünya genelinde........
