Her gün satılabilen fon, her gün satılabilen varlık mıdır?
Finans piyasalarında bazı riskler vardır, işler yolunda giderken kimse onları konuşmaz. Likidite bunların başında gelir.
Piyasalar yükselirken herkes alıcıdır. Fonlara para girer, hisse fiyatları yükselir, portföyler büyür ve yatırımcı ekranda gördüğü değeri gerçek serveti olarak kabul eder. Oysa finansın en eski kurallarından biri şudur: Bir varlığın ekranda görünen fiyatı ile o varlığı büyük miktarda satabileceğiniz fiyat her zaman aynı değildir.
Türkiye sermaye piyasalarında son günlerde yaşananlar bize tam olarak bunu hatırlattı. Rakamların büyüklüğü elbette önemli. Ancak bana göre asıl üzerinde durmamız gereken mesele kaç fonun tasfiye edildiğinden çok, yaşananların Türkiye sermaye piyasasının geleceği açısından bize ne anlattığı.
Çünkü karşımızdaki mesele aslında çok basit bir soruyla özetlenebilir: Her gün satılabilen bir fon, her gün satılabilen varlıklardan mı oluşuyor? Likidite bollukta değil, sıkıntıda ölçülür
Bir yatırım fonunun 10 milyar liralık büyüklüğe sahip olduğunu düşünelim. Fonun portföyündeki hisselerin o günkü borsa fiyatlarını topladığımızda gerçekten 10 milyar liralık bir değer ortaya çıkabilir.
Fakat asıl soru bu değildir. Asıl soru şudur: Bu portföyün 3 milyar lirasını birkaç gün içerisinde satmak zorunda kalırsanız, gerçekten ekranda gördüğünüz fiyatlardan satabilir misiniz?
Eğer portföyünüz BIST 30’daki yüksek işlem hacimli hisselerden oluşuyorsa bunun cevabı görece daha kolaydır.
Ama portföyünüzün önemli bölümü düşük fiili dolaşıma sahip, günlük işlem hacmi sınırlı hisselerden oluşuyorsa tablo tamamen değişir.
Çünkü küçük miktarda yapılan işlemin oluşturduğu fiyat, büyük miktarda satış yapmak istediğinizde geçerli olmayabilir.
İşte burada finansın çok önemli bir ayrımı ortaya çıkıyor:
Değer başka şeydir, likidite başka şeydir
Bir varlığın teorik olarak 100 lira değerinde olması, o varlığın tamamının 100 liradan satılabileceği anlamına gelmez.
Son yaşananların en öğretici tarafı tam da burada. Bir fondan yatırımcı çıkışı başladığında fon yöneticisinin yatırımcıya ödeme yapabilmek için nakit yaratması gerekir. Normal şartlarda bu son derece sıradan bir işlemdir.
Ancak fondaki bazı varlıkların likiditesi düşükse, fon yöneticisi onları satmakta zorlanabilir. Bu durumda ne yapar? Önce satabildiği varlıkları satar.
Yani paradoksal biçimde portföydeki en kaliteli ve en likit hisseler satışa konu olabilir.
Reuters’ın 22 Eylül tarihli analizinde de son satış dalgasında bu mekanizmaya dikkat çekiliyor. BIST 100 geçen hafta yüzde 8’den fazla gerilerken, bazı fonların yatırımcı çıkışlarını karşılamak amacıyla daha likit varlıklarını satmak zorunda kalmasının satış........
