menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslam’ı hedef alan dil mizah mı, tahkir mi?

12 0
08.07.2026

Son günlerde adına bile zikretmek istemediğim yalaka ve bukalemun tipli komedyenler stand-up gösterisi adı altında Camii duvarına iş… istiyor.

Bunun yansımaları mizah, espri meselesini daha derin bir şekilde gündeme taşıdı:

Mizahın sınırı nerededir?

Sanat, her şeyi meşrulaştıran bir zırh veya kılıf mıdır?

Yoksa kutsalın -özellikle İslam’ın- sistematik biçimde hedef alınması, ifade özgürlüğü kisvesi altında yeni bir tahkir ve alay silsilesinin oluşturulma çabası mıdır?

Hiç kimse mizah, sanat veya düşünce üretimine karşı olmamalı, olamaz da…

İslam tarihi boyunca nükte, hiciv ve edebiyatın önemli bir yer tutması bunun delilidir.

Ancak mizahla hakareti, eleştiriyle alayı, espriyle tezyifi birbirinden ayırmak gerekir.

Bilinmesi gereken de tam budur.

Yapılanları “Biz sadece şakalaşıyorduk.” diyerek sıradanlaştırmak,

Milyonlarca insanın inanç dünyasında “espri” etiketiyle derin yaralar açmak

Ve bunu sanatsal bir sunu diye sunmak…

Kur’an-ı Kerim, bu rezil ve aşağılık tavrı asırlar önceden haber vermektedir:

“Eğer onlara sorarsan mutlaka: ‘Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk.’ derler. De ki: ‘Allah ile O’nun ayetleriyle ve Resulü ile mi alay ediyordunuz?’” (Tevbe Suresi: 65)

Alay et, sonra “şakaydı” de!

Tezyif et, ardından “mizahtı” de!

Kinini kus, bilahare “sanat yapıyorum” de!

Mesele yalnızca bir gösteri ya da bir komedyen değildir.

Mesele, İslam’a saldırıyı mizah adı altında bir sistematiğe dönüştürmektir.

İlginçtir; etnik kimlik, cinsiyet, yaşam tarzı, bayrak, lider veya ideolojik hassasiyetlerine yönelik en küçük bir söz karşısında kıyametleri........

© Doğruhaber