İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni
4–6 Mayıs tarihlerinde Konya’da, Türkiye’nin dört bir yanından gelen imam hatip okullarının buluştuğu büyük bir şölen vardı.
Orada pırıl pırıl gençlerin heyecanı, umut dolu bakışları ve güçlü duruşları vardı. Orada yeni bir neslin ayak sesleri yankılanıyordu.
Orada yeniden dirilişin, yeniden şahlanışın ve geleceğe yürüyen büyük bir medeniyet tasavvurunun portresi vardı.
Bir imam hatipli olarak gurur duydum, iftihar ettim.
Çünkü bu ülkenin bütün kurumlarında, ilimle hikmeti, akılla ahlakı birlikte kuşanan; çift kanatlı eğitimle yetişmiş nesillerin söz ve karar sahibi olması, milletimiz adına büyük bir kazanım, geleceğimiz adına ise büyük bir umut olacaktır.
Böyle bir girizgahtan sonra mevcut eğitim sistemimizin içinde bulunduğu yapısal ve biçimsel portresini şu şekilde değerlendirebiliriz.
Bugün eğitim dediğimiz alan, ne yazık ki yalnızca sınav başarısına, diploma yarışına ve kariyer planlamasına indirgenmiş durumda. Çocuklarımızın zihinleri bilgiyle dolduruluyor; fakat kalpleri boş bırakılıyor. Gençler teknolojiye hâkim oluyor ama nefsine hâkim olamıyor. Üniversite kazanıyor ama hayatı kaybediyor. Meslek sahibi oluyor ama kimlik sahibi olamıyor. İşte çağımızın en büyük kırılması tam da burada başlıyor.
Böyle bir zeminde........
