menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uyuşturucu Bağımlılığına Karşı Daha Ne Kadar Sessiz Kalacağız?

41 0
31.05.2026

Bayramlar; sevginin, merhametin, paylaşmanın ve aile olmanın en güzel şekilde yaşandığı günlerdir. Sofraların birleştiği, kırgınlıkların unutulduğu, çocukların neşesiyle evlerin şenlendiği zamanlardır.

Ancak bu bayramın ilk gününde Hatay'dan gelen acı bir haber, hepimizi hem üzdü hem de ürküttü.

Henüz üç yaşındaki bir çocuk hayattan koparıldı. Uyuşturucunun etkisiyle evladını katledip sonra da parçalara ayıran bir baba!

Bir evlat toprağa verildi, bir aile parçalandı. Parçalandı diyorum çünkü anne boşanma aşamasında ve eşini, çocuğunu terk etmiş. Bu olay toplumun vicdanını bir kez daha derinden sarstı.

Bu acı olayın ardından insan ister istemez şu soruyu soruyor kendine:

Toplum olarak nereye gidiyoruz?

Bir yanda hızla artan boşanmalar, diğer yanda aile kurumunu derinden sarsan ekonomik ve sosyal sorunlar, bir tarafta ise her geçen gün daha fazla hayatı karartan uyuşturucu ve madde bağımlılığı...

Bütün bunlar artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini tehdit eden ciddi bir mesele haline gelmiştir.

Uyuşturucu bağımlılığı yalnızca bireyin kendi hayatını mahveden bir alışkanlık değildir. O, kişinin bedenini, ruhunu, ailesini ve çevresini içine çeken karanlık bir girdaptır.

Bağımlılık ilerledikçe insan önce sağlığını, sonra iradesini, ardından da değerlerini kaybetmeye başlar. Bir zamanlar ailesi için yaşayan, çocuklarının geleceğini........

© Doğruhaber