menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Libya'yı kaybeden, Akdeniz'i kaybeder

11 0
29.07.2026

Bir ülkenin zenginliği petrol kuyularında değil, bağımsız karar verebilen devlet aklında saklıdır. Libya'nın asıl mücadelesi de tam olarak budur.

Libya'dan yazıyorum. Bu topraklarda yaşadıkça bir gerçeği daha net görüyorum: Dünyanın Libya ile ilgisi, Libyalıları sevdiği için değil; Libya'nın sahip olduğu enerji, coğrafya ve jeopolitik güç nedeniyledir. Petrolün olduğu yerde vicdan değil, çoğu zaman çıkar hesapları konuşur. Libya da uzun yıllardır bu acı gerçeğin tam ortasında yaşamaktadır.

Bugün Libya'nın karşı karşıya olduğu en büyük sorun yalnızca siyasi bölünmüşlük değildir. Asıl mesele, uluslararası güç merkezlerinin bu bölünmüşlüğü kendi çıkarları doğrultusunda yönetilebilir bir denge olarak görmesidir. Bir yanda Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen siyasi süreçler, diğer yanda farklı ülkelerin birbirinden ayrışan stratejik hesapları... Sonuçta kazanan yabancı aktörler olurken, kaybeden yine Libya halkı olmaktadır.

Avrupa, Libya'yı çoğu zaman düzensiz göçü durduracak bir tampon bölge olarak değerlendirmektedir. İnsan hakları ve demokrasi söylemleri yüksek sesle dile getirilirken, konu enerji güvenliği ve göç olduğunda ilkeler yerini çıkar siyasetlerine bırakabilmektedir. Bu çelişki artık yalnız Libyalılar tarafından değil, bütün bölge halkları tarafından açıkça görülmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri ise Libya'yı çoğu zaman daha geniş Akdeniz ve Orta Doğu stratejisinin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Washington'un öncelikleri........

© Doğruhaber