ABD ile Rusya Aynı Cephede, İslam Dünyası Tek Yürek Olsaydı…
Dünyanın kaderini silahlar değil, kurulan ve kurulamayan ittifaklar belirler. Asıl soru, kimin güçlü olduğu değil; kimin aynı hedefe yürüdüğüdür.
Dünya bugün Ukrayna'dan Gazze'ye, Tayvan Boğazı'ndan Karadeniz'e kadar ateş çemberinin içinde yaşıyor. Bir tarafta ABD, diğer tarafta Rusya... Her iki taraf da birbirini yıpratıyor, milyarlarca dolarlık silah sanayisini besliyor, vekâlet savaşlarıyla coğrafyaları tüketiyor. Oysa ben başka bir ihtimali sorguluyorum. Ya Washington ile Moskova düşmanlığı değil de stratejik ortaklığı seçseydi?
İlk bakışta imkânsız gibi görünen bu senaryo, aslında bütün küresel denklemi altüst edecek kadar güçlüdür. Dünyanın en büyük ekonomik gücü ile en büyük nükleer askeri kapasitesinin aynı masada buluştuğunu düşünün. Böyle bir ittifakta NATO bugünkü anlamını büyük ölçüde kaybeder, Avrupa güvenliğini başkasına emanet etmenin bedelini ağır şekilde hissederdi. Avrupa Birliği, yıllardır konuştuğu stratejik özerkliği artık bir tercih değil, mecburiyet olarak önünde bulurdu.
Asıl sarsıntıyı ise Uzak Doğu yaşardı. Çin, bugün yükselişini büyük ölçüde ABD-Rusya rekabetinin oluşturduğu boşluklardan besliyor. Eğer bu iki güç ortak hareket etseydi, Pekin kendisini tarihin belki de en büyük jeopolitik baskısıyla karşı karşıya bulurdu. Böyle bir tabloda Çin ya uzlaşmacı bir yol........
