menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayram Mübarek Olsun

8 0
yesterday

Zamanın akışı içinde ruhumuzu tazeleyen, bizi birbirimize kenetleyen ve kopan bağları yeniden muhabbetle bağlayan müstesna günlerin iklimindeyiz. Bayram; sadece takvim yapraklarında bir günün değişmesi değil, kalplerin aynı ritimle çarpması, küskünlüklerin yerini kucaklaşmalara bırakmasıdır. Bayram, baştan ayağa kardeşliktir, paylaşımdır ve birliktir.

Bizler, "Müminler ancak kardeştirler"(Hucurât, 10) ilahi fermanına kulak vermiş, bir binanın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmiş bir ümmetin evlatlarıyız. Bu kutlu günler, aramızdaki mesafeleri ve yapay duvarları kaldırarak bizi asıl kimliğimize, yani "bir" olmaya davet eder. Bayramın gerçek ruhunu anlamak için yönümüzü Asr-ı Saadet’e, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) o şefkat ve adalet dolu iklimine çevirmemiz gerekir. Sevgili Peygamberimiz, bayramları sadece bireysel bir sevinç günü olarak görmemiş; onu toplumsal bir kucaklaşma seferberliğine dönüştürmüştür.

O (s.a.v.), bir bayram sabahı Medine sokaklarında neşeyle oynayan çocukların arasında, bir kenarda boynu bükük, ağlayan yetim bir çocuk gördüğünde durmuş, yanına çökmüş ve şefkatle sormuştu: “Neden ağlıyorsun yavrum?” Çocuğun babasının şehit olduğunu ve sığınacak kimsesinin kalmadığını........

© Doğruhaber