menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekonominin Sessiz Depremi FAİZ

23 0
06.07.2026

Kıymetli Kardeşlerim, Aziz Okurlar, Es-selâmü aleyküm...

Bugün bu sütunlarda, sizlerle ilk kez buluşmanın ve hasbihal etmenin kalbi heyecanını yaşıyorum. Rabbimizin izniyle bundan sonra bu köşede; hayatımızın tam merkezinde olan iktisadi meseleleri, ticareti, üretimi ve helal kazanç arayışlarımızı inancımızın ve medeniyetimizin ölçüleriyle değerlendirmeye gayret edeceğiz. Rakamların soğuk dünyasını değil; emeğin, adaletin ve kul hakkının gözetildiği bir iktisat anlayışını hep birlikte konuşacağız. İlk buluşmamızda, toplumumuzun ve iktisadi hayatımızın adeta altını oyan, bereketi kaçıran sessiz bir yaraya değinerek bismillah demek istedim.

Ekonomi denildiğinde akla ilk gelen kavramlar enflasyon, döviz kuru, işsizlik ve büyümedir. Oysa bu göstergelerin çoğu zaman gözden kaçan bir ortak noktası vardır oda Faizdir.

Bugün Türkiye’de ekonomik sorunlar konuşulurken çoğu zaman yüksek enflasyon, hayat pahalılığı veya alım gücündeki düşüş ön plana çıkıyor. Ancak bu sorunların arka planında yıllardır devam eden faiz merkezli ekonomik anlayışın etkilerini yeterince tartışmıyoruz. Çünkü faiz yalnızca bir finansman maliyeti değildir; üretimi, yatırımı, gelir dağılımını ve toplumsal adaleti doğrudan etkileyen bozuk bir mekanizmadır.

Faiz, risk almadan sermayenin gelir elde etmesini esas alır. Üretenle üretmeyeni aynı kefeye koymaz; aksine üretmeyene garanti kazanç sunarken, üreticiyi belirsizlikle baş başa bırakır. Fabrikasını büyütmek isteyen sanayici, tarlasını ekmek isteyen çiftçi, dükkânını geliştirmek isteyen esnaf önce bankanın kapısını çalar. Daha üretime başlamadan faiz yükü omuzlarına biner. Üretim sürecinde oluşan bu maliyet ise en sonunda tüketicinin ödediği fiyatlara........

© Doğruhaber