menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ahmetler Mehmetler Nereye Koşuyor?

14 0
29.07.2026

Yazının hemen başında belirteyim ki kastım; ismi Ahmet veya Mehmet olsun bazı mütedeyyinlerin nereye koştuğudur. Fakat genel olarak AK Parti’nin yanlışlarını bahane edip daha düne kadar CHP, şimdi de Yeni Parti alternatifini içselleştiren muhafazakâr kalemşor veya siyasetçileri de başlığımızın muhataplığına dâhil edebiliriz.

Bir de şunu ifade etmem gerekir: Bu yazının bir AK Parti savunması olarak algılanmaması icap eder. Aynı şekilde başka herhangi bir siyasi partinin savunulması ya da onların argümanlarının öne çıkarılması şeklinde de değerlendirilmemelidir.

Bu yazı; sadece ve sadece İslami şahsiyet sahibi insanların kendi birikim ve bilgilerini gayri İslami yapıların hizmetine sunmaması, onların şemsiyesi altında faaliyet yürütmemesi amacıyla yazılmıştır. Yani temel gaye, “Emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münker” görevini yerine getirmektir.

Bizler, dünyadaki bütün seküler yapıların bir hâkimiyet alanı oluşturmak adına, dini yapılara ihtiyaç duydukları hususunda hemfikiriz. Nitekim Ali Şeriati bu durumu "Dine Karşı Din" başlığıyla kitaplaştırmış ve olguyu, dine karşı yine dinin kullanılması şeklinde özetlemiştir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zaman Diyanet İşleri Reisliğine neden ihtiyaç duymuştur? Çünkü kurulan laik düzenin halk nezdinde meşru kılınabilmesi için dini argümanlara ve yapılara ihtiyacı vardı. Dinin ise devlet kontrolünde, düzenli ve denetimli bir şekilde tanzim edilmesi gerekiyordu. Dolayısıyla sonradan Diyanet İşleri Başkanlığına dönüşen bu kurum, tarihsel süreçte sürekli şu işlevi görmüştür: Laiklik arabasının yürümesi için manevi destek sunmak.

Tarihten buna dair pek çok örnek verilebilir. Daha sonra kurulan örgüt ve yapıların da kendi gayri İslami, laik veya seküler varlıklarını sürdürebilmek için yine dine........

© Doğruhaber