HAKİKAT PENCERESİNDEN YANSIYANLAR
Ey dost! Burası dünya, üç beş günlük dünya menfaati için eğilip bükülme. Gürültü ve patırtının ortasında sükûnetle dolaş, sessizliğin içinde huzur bulduğunu unutma. Durum böyle iken bağırıp çağırmaya ne hacet?
Başka türlü davranmak gerekmedikçe dostlarınla dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık intikam değil, unutmak olsun. Bağışla ve unut dostum!
Ey dost! İçten ol. Telaşsız kısa ve açık seçik konuş. Hep kendine değil, başkalarına da kulak ver; unutma, dinlemeden dinlenilmezsin. İnsanlar gereksiz konuşup cahil oldukları zaman bile onları dinle, çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır. Kim bilir, dinlemekle belki kaç insanın gönül evine bir pencere açmış oluverirsin.
Şefkat ve merhamette güneş gibi, hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi, tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Ey dost! Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Varsa cevherlerini dışa vurarak ya olduğun gibi görünmeli ya da göründüğün olmalısın. Unutma, kişinin bu dünya meydanında olduğundan farklı........
