Hamnenin Uhut Feryadında Eş Ölümünü Anlamak
Ölüm, Kur’an ve sünnette çokça zikredilen bir hadisedir. Ölümü tatmak ve ona inanmada tüm insanlar aynı inançtadırlar. Kur’an, Cuma1 suresinde ölümün bir postacı gibi insanı hasbi alemden hesap alemine sevk eden bir aracı olduğunu zikreder. Yine vahye göre ölümün teolojik boyutunu “yaqin”2 olarak beyan eder. Mülk3 suresinde ölüm üzerinden hayat anlamlandırılmıştır. Yani hayatı ölüm üzerinden okuyabilme beyan edilmiştir.
Kur’an-ı Kerim’de ölüm anı canın boğaza4 dayanması, meleklerin gelişi ve son nefes anındaki şaşkınlık ve pişmanlık tabloları ile tasvir edilir. İnsan hayatının sonunu ve bu andaki ruh halini anlatan ayetler5 vardır. Bazı ayetler6 mahşeri anlatarak oradaki manzarayı tasvir eder. Bazı ayetlerde de artık cennet ve cehennem sahnelerini tebşir ve tenzir eder. Bütün bu ayetlere bakıldığında Kur’an’ın bizimle yaratılışımızdan başlayıp ölümümüze, kabir hayatı, kabirden uyanırken7 ve sonunda dar-ı bekaya kadar santim santim bizimle olduğunu görüyoruz.
Burada iki husus çok dikkat çekicidir. Birincisi Kur’an’ın ne sadece dünya hayatıyla ne de sadece ahiret hayatımızla sınırlı olmadığı hususudur. Bilakis dünya ve ahiretimizi........
