İslam Ümmetinin Krizinin Sebepleri
Bugün “ümmet” dediğimiz şey, ne yazık ki büyük bir kalabalıktan ibaret. Sayı var; birlik yok, güven yok. Nüfus var; kardeşliği tahsis edecek irade yok. Tepki var; eylem ve cesaret yok. Ve belki de en acısı: İnanç var, ama o inancı İslam kardeşliğine taşıyacak ahlak ve samimiyet yok. Son yıllarda yaşananlar bu gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.
ABD ve İsrail’in başta Gazze’ye, ardından İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırıları karşısında verilen tepkiler, ümmetin aslında ne kadar dağınık ne kadar etkisiz olduğunu gözler önüne serdi.
Krallar, Şahlar, padişahlar, var ama karşılığı olan bir duruşları yok. Kalabalıklar var ama ortak bir irade yok. Hep kolay olanı seçtik. Suçu dışarıda aradık. “Bizi böldüler” dedik. Oysa kimse, içten çözülmeyen bir yapıyı dışarıdan yıkamaz. Gerçek şu ki, ümmet önce zihnen çöktü, sonra fiilen dağıldı. Bugün yaşadığımız kriz, açık ve net bir şekilde bir fikir iflasıdır. Artık düşünmüyoruz, sadece tekrar ediyoruz. Sorgulamıyoruz,........
