İSPANYA ARJANTİN FİNAL MAÇI
Geçen akşam ekran karşısına geçip İspanya ile Arjantin arasındaki final maçını izlerken kendimi garip bir duygunun içinde buldum. İçimden bir ses, ısrarla İspanya’nın kazanmasını istiyordu.
Sosyolojik verilere yüzeysel bir göz atsanız iki ülke de Hristiyan dünyasının birer parçası. Hatta gayri resmî rakamlara göre Arjantin halkının yaklaşık ’ı Katolik iken, İspanya’da bu oran U seviyelerinde; geri kalanı ise ateist, agnostik veya farklı inançlara mensup. Yani ne dini bir yakınlık ne de tarihsel bir bağ vardı beni İspanya’ya çeken.
Durup dururken doğan bu sempatinin elbette derin bir nedeni olmalıydı.
Sonra jeton düştü... İspanya, Gazze’de yaşanan insanlık dramına ve açık soykırıma karşı dünyada en net, en dik duruşu sergileyen Batılı ülkelerden biriydi. Gazze halkının yanında saf tutmuş, zalime zalim demekten çekinmemişti. Üstelik bu onurlu duruşu sergilerken din değiştirmemişlerdi; Hristiyan, ateist ya da agnostik olarak kalmaya devam etmişlerdi. Dünyanın dört bir yanında Gazze için sokaklara dökülen, gözyaşı döken milyonlarca insan da birilerine şirin görünmek ya da........
