Gençlik Bir Emanet, İhtiyarlık İse Bir Rahmet
İnsan hayatı gençlikten ihtiyarlığa uzanan uzun bir yolculuktur. Gençlik, kuvvetin, heyecanın ve gayretin; ihtiyarlık ise hikmetin, tecrübenin ve derin düşüncenin mevsimidir. Kur'ân ve sünnet, bu iki dönemi birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki büyük nimet olarak görür. Gençlikte enerji ve çalışma azmi ön plana çıkarken, ihtiyarlıkta sabır, basiret ve ahirete hazırlık şuuru belirginleşir. Bu sebeple mümin, gençliğini ihtiyarlığın sermayesi; ihtiyarlığını ise ebedî hayata açılan son hazırlık dönemi olarak değerlendirmelidir. Çünkü ömür, geri dönmeyen ve her geçen gün ahiret hesabına tüketilen en kıymetli sermayedir.
Resûlullah (s.a.s.), "Kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah'a daha sevimlidir. Bununla beraber her ikisinde de hayır vardır." buyurarak mümine tembelliği değil, azmi tavsiye etmiştir. Demek ki gençlik; ilim öğrenmenin, ibadet alışkanlığı kazanmanın, güzel ahlâkla şahsiyet inşa etmenin ve insanlığa faydalı olmanın en kıymetli zamanıdır. Mümin, kaderi yanlış anlayarak çalışmayı terk etmez; sebeplere sarılır, elinden gelen bütün gayreti gösterir ve neticeyi Rabbinin hikmet ve takdirine teslim eder. Allah'ın takdirine rıza gösterir ve yaşadığı her hadiseden yeni bir hikmet çıkarmaya........
