Şehr-i Ramazan Gelir ve Biz Bayram Ederiz
Teşrifi ile dünyamızı tenvir eden on bir ayın sultanı bütün güzellik ve berraklığıyla zamanın ufkunda görülür. İşte o anda rahmet, bereket ve mağfiret iklimine girilir. Yeryüzünde esaslı bir cenk meydanı kurulur, şeytanlar zincire vurulur. Rahmanın saim kullarına oruç kalkanı verilir. İnsanı rahmetten ve cennetten uzaklaştıracak ne kadar kötülük varsa hepsi hayattan sürülür, cümlesinin defteri dürülür.
İşte bu kutlu iklimde değerlerimize can, damarlarımıza taze kan ve yüreklerimize de tarifsiz bir heyecan gelir. Oruç ibadeti, Ramazan cephesinde hepimizi cihada çıkarır. Ve biz sabırla kuşandığımız irade zırhlarıyla bizi biz olmaktan çıkarmaya kast etmiş ne kadar haram, günah, şer ve kötülük varsa cümlesine hücum ederiz.
Evet, Şehr-i Ramazan gelir ve biz nefislerimize, nefislerimizin bitmek tükenmek bilmeyen arzularına karşı kıyam ederiz. On bir ayın sultanı gelir, bizi sonsuz esenlik yurduna götürmek için ellerimizden ve gönüllerimizden tutar, biz de oruç tutarız. Zamanın sultanını dünyamızda en güzel şekilde ağırlamak için gecemizi gündüzümüze katarız.
Öfkemizi yutar, rehavet, gaflet ve ataleti büyük bir coşkuyla üzerimizden atarız. Rıza menziline doğru aşkla ve şevkle koşarak tozu dumana katarız. Dünya pazarında “Cennet karşılığında canlarımızı ve mallarımızı Allah’a satarız.” Yedi iklim dört bucaktan ırmak ırmak, vecd ile ümmet denizine doğru akarız. Bütün hata ve kusurlarımızı içimizdeki nedamet ateşiyle cayır cayır yakarız. Yılmadan, yıkılmadan, yorulmadan imsaktan iftara kutlu bir sefere çıkarız.
Şehr-i Ramazan gelir ve biz hak yola revan olur, neyimiz varsa onun yoluna ram ederiz. Duamız odur ki on bir ayın sultanı bütün insanlığa hidayet getirsin. Alem-i İslam’a vahdet getirsin. Bütün Müslümanlara istikamet getirsin, hanelerimize saadet, sofralarımıza bereket, kalplerimize ülfet ve muhabbet getirsin. Aramızdaki bütün fitne ve ihtilafları bitirsin. İcabet kapılarının sonsuza kadar açıldığı Şehr-i Ramazan gelir ve biz bütün kardeşlerimizin bu duaya “amin” demelerini istirham ederiz. On bir ayın sultanı bizi Kur’an ile ihya, oruç ile inşa, itikaf ile imar eder. Bize de hata ve kusurlarımızı tamir etmek düşer. İşte tam da bu demde, şehr-i siyam bize içimizi dışımızı, işimizi gösteren muhteşem bir ayna olur. Biz o aynaya gönül gözüyle bakabildiğimiz ölçüde kendimizi görür, kendimize varır, kendimizi bulur, kendimizi bilir ve kendimize geliriz.
Şehr-i Ramazan gelir ve........
© Diyanet Haber
