menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayata Anlam Katan Dualar - Ömrün Merkezinde Dua

1 0
yesterday

اِنَّ صَلَاتٖي وَنُسُكٖي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتٖي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

“Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” (En’am, 6/162)

Peygamber Efendimiz’in (sas) namazın evvelinde okuduğu bu âyet, tüm varlığını Rabbine adayışının bir nişanesi gibidir. O’nun (sas), huzur-u Rahmân’a dururken zikrettiği ifadeler adeta şu düşünceleri dile getirir: “Yâ Rabbi! Şu an sadece namaz kılmıyorum; fani olan ömrümün her saniyesini, nefes alıp verişimi Senin rızana vakfettiğimi dile getirmek istiyorum!”

Âyette geçen ‘nüsûk’ ifadesi ibadet etmek ve kurban kesmek anlamına gelse de bazı işârî tefsirlerde ‘nefs-i emmâreyi’ kurban edip Allah yolunda yok etmek olarak açıklanır; ‘ölüm’ kelimesi ise nefsani arzuları öldürmek olarak tefsir edilir. Bu âyetle, Rabbin rızası için yaşayan bir kulun ibadetlerine -hâssaten namazına- dahi duayla başlamasının önemine işaret edildiği belirtilir.

Namaz, kulun kendi benliğinden sıyrılıp Musa (as) gibi Allah’ın huzuruna çıkmasıdır. Mü’min, namaza durmadan önce bu âyetin bildirdiği manayı kalbinde hissettiğinde, dünyayı, kaygıları ve nefsin fısıltılarını bir kenara bırakmaya niyet etmiş olur. Artık geride kalan her şey fanidir; kalan tek hakikat, Rabbine sunduğu o derin sevgi ve teslimiyettir.

Duasız, zikirsiz geçen her anı bir kayıp olarak gören Resulullah (sas), namazlardan önce ve sonra pek çok........

© Diyanet Haber