menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Reformlar bir başka baharda inşallah

12 0
22.03.2026

Geçmiş seçim dönemlerinde hemen tüm partilerden ‘reform’ vaatleri dinledik... Kimisi kamuda reform yapacağını söyledi, kimisi sağlıkta ve eğitimde... Kamuda reform ne anlama gelir?.. Devlet dairelerinin daha verimli çalışması... Vatandaşa hizmetlerin artırılması... Mesai saatlerinin yeniden düzenlenmesi ve daha çok iş üretilmesi... Özellikle Avrupa ile uyum sağlanması... Sağlıkta reform ne anlama gelir?.. Tam gün uygulamasına geçilmesi... Hastanelerin daha verimli hale getirilmesi... Vatandaşlara daha iyi, daha kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulması... Eğitimde reform?..

Tam güne geçilerek, öğrencilere daha iyi bir eğitimin verilmesi, daha başarılı olunması…

Peki bunlardan hangisi başarıldı?.. Hiçbiri... Kamu çalışanlarını daha verimli hale getirmek yerine; siyasi çıkarlar uğruna istihdamlar yapıldı... Mesai saatleri konusunda daha kötü bir düzenlemeye gidildi... Verimlilik artırılmadı... Tam tersi hizmetler daha da geriledi...

İstatistiki bilgiler üç, beş ay geriden geliyor…

Ayrıca güvenilir değil…

Netice itibarıyla reformların hayata geçirilmesi bir tarafa, mevcut durum daha da kötüleşti… Kuzey Kıbrıs gibi küçük ülkelerde zaten ‘reform’ sözcüğünü kullanmak bile mantıksızlıktır... Burada olsa olsa ‘ufak, tefek düzenlemelerden’ söz edilebilir... Sağlığı ve eğitimi tam güne çekmek, kamuda verimliliği artırıcı önlemler almak ‘ufak, tefek düzenlemeler’ sınıfına girebilir... Reform sözcüğünü büyük ülkelere bırakalım...

Tatil süresi kısaltılmadı

   Eğitimde reform yaparak ‘tam güne’ geçilmesini beklerken, depremlerden sonra yaşananlar, çocukların geleceğine vurulmuş en önemli darbelerden biridir…

   Yarım gün eğitim dahi alamayan öğrencilere, yaz tatilini kısaltarak ‘ek ders’ verilmesi gerekirken bu da yapılmadı…

   Milli Eğitim Bakanlığı ile sendikalar her zaman zıtlaşırken, tatil konusunda ‘uzlaşıya’ vardı ve uzun yaz tatili onaylandı…

   Böylesi bir eğitim uygulamasıyla, bilgili, kültürlü ve başarılı insan yetiştirmek mümkün değildir…

   Son zamanlarda artan şiddet olayları, boşanmaların yanı sıra, aşırı alkol, sigara ve uyuşturucu tüketimi, eğitim ve kültür alanında yaşanan gerilemenin bir sonucu değil midir?..

  Kuşkusuz; bu duruma gelinmesinde sadece siyasetin değil, ailelerin de ciddi sorumlulukları vardır…

   Bir sonraki seçimde sağlık ve eğitimde reformlarla ilgili söylemlerin yeniden gündeme geleceğini tahmin etmek zor değildir…

   Önemli olan bu sözlerin seçimden sonra yerine getirilmesidir…

   Bu kez olacak mı?..

   İnşallah, maşallah… 


© Diyalog Gazetesi