menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şehir eşkıyalığına dönen çakar magandalığı

7 0
monday

Geçtiğimiz yıllarda komşu bir ülkeye gitmiştim. Çarşıdaki işimizi bitirip otele doğru yürürken, caddeden gelen yaklaşık 20 araçlık çakarlı ve garip sesler çıkaran bir konvoyun ortasında kaldık. Sanki caddeyi süpürürcesine, etrafa makineli tüfek gösterisi yapar gibi savrularak geçtiler. Kendimizi zar zor kaldırıma attık ve kaldırımda bile bizi teğet geçtiler. O an içimden, "Çok şükür bizim ülkede bu kadarı olmuyor" diye geçirdiğimi hatırlıyorum.

Ne yazık ki geldiğimiz noktada o gün yabancı bir ülkede dehşetle izlediğim o tablonun tam da merkezindeyiz. Bugün kendi ülkemizde, kendi şeridimizde normal hızımızla seyrederken arkamızda bir anda caka satarak beliren bol ışıklı araçlar bitiveriyor. Anlaşılmaz, kulak tırmalamaktan öteye geçmeyen bir hoparlör sesiyle "Yol ver" diye bağırmaya başlıyorlar. Eğer bu dayatmaya duyarsız kalırsanız, bu kez böğürtüyü andıran o rahatsız edici sirenlerle taciz edilmeye başlıyorsunuz. Tek amaçları var, efendilerine yol açılsın, onlar da geçip gitsin.

Bunun adı hak gasbı. Bu manzarayı dünyanın hiçbir gelişmiş, medeni ülkesinde göremezsiniz. Hatta o yıllarda gittiğim o çalkantılı ülkede bile bugün muhtemelen kalmamıştır. Çünkü toplumlar değişir, kurallar kökleşir. Biz ise geriye sarıyoruz.

Özellikle bir meslek grubu var ki halka eşit davranması, hukuka örnek olması........

© Diriliş Postası