menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İBB’DE “SİSTEM” İDDİASI: YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE GERİ ADIM OLMAMALI

40 0
10.09.2026

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmalar uzun süredir Türkiye’nin en önemli adli gündemlerinden biri. Ancak Eyüp Subaşı’nın mahkeme huzurunda verdiği ve daha önceki etkin pişmanlık ifadelerinin arkasında olduğunu belirterek doğruladığı beyanlar, tartışmayı tek tek kişiler hakkındaki suçlamaların çok daha ötesine taşıyor.

Çünkü Subaşı’nın anlattığı şey münferit bir usulsüzlük iddiası değil.

Onun kullandığı kelimeyle bir “Sistem.”

Ve eğer yargılama sonunda bu anlatımlar delillerle doğrulanırsa, karşımızda yalnızca birkaç kişinin kişisel menfaat sağladığı olaylardan değil; belediyeyle iş yapmak isteyen şirketlerin önüne şartlar konulduğu, ticari alanların belirli şirketlere yönlendirildiği, para ve pay taleplerinin gündeme geldiği ve belediyenin idari gücünün bu düzenin devamında araç olarak kullanıldığı iddia edilen çok daha ağır bir yapıdan söz ediyor olacağız.

“SİSTEM MÜSAADE ETMEDİĞİNDE İŞ YAPAMIYORSUNUZ”

Subaşı’nın mahkemede söylediği en çarpıcı cümlelerden biri aslında bütün dosyanın neden bu kadar önemli olduğunu anlatıyor:

“Sistem müsaade etmediği müddetçe iş yapamaz hale geliyorsunuz.”

Bir iş insanının belediyeyle ticari ilişki kurabilmesinin ön koşulu hukuka, ihaleye, sözleşmeye ve kamu yararına uygunluk olmalıdır.

Herhangi bir kişinin onayı, herhangi bir grubun rızası veya herhangi bir gayriresmî yapının taleplerini yerine getirmek değildir.

Subaşı’nın anlatımı doğruysa, tam da bu sınırın ortadan kalktığı iddia ediliyor.

Üstelik iddialar yalnızca sözlü baskıyla sınırlı değil. Reklam alanlarının devredilmek istenmesinden milyonlarca liralık para taleplerine, 47 milyon liralık ecrimisilden belirli şirketlere yönlendirildiği ileri sürülen işlere kadar birbirini tamamlayan çok sayıda olay mahkeme tutanaklarına yansıyor.

Bu nedenle yapılması gereken, meseleyi siyasi sloganların arasında boğmak değil; iddiaların para hareketleri, şirket kayıtları, faturalar, ihale ve sözleşmeler, HTS kayıtları, dijital materyaller ve diğer maddi delillerle sonuna kadar araştırılmasıdır.

KAMU GÜCÜ KİMSENİN TİCARİ BASKI ARACI OLAMAZ

Dosyadaki en önemli iddialardan biri de belediyenin sahip olduğu idari gücün iş insanları üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki anlatımlar.

Subaşı, kendi yatırımıyla geliştirdiğini söylediği reklam alanlarını devretmek istemediğinde alanlarının indirildiğini ve şirketine yaklaşık 47 milyon liralık ecrimisil çıkarıldığını anlatıyor.

Bunun yargılama sonunda nasıl değerlendirileceğini elbette mahkeme belirleyecek.

Ancak........

© Diriliş Postası