menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SİNEMA, YEMEK VE BİR ŞEHRİN HAFIZASI: “LEZZET AŞKINA”

22 0
yesterday

Bir şehri sadece sokaklarına ve binalarına bakarak tanımak mümkün değil. O şehrin geçmişi toprağında, suyunda, yemeklerinde ve geleneklerinde yaşamaya devam ediyor. Gaziantep de bunun en güzel örneklerinden biri. Kentin altında bulunan tarihi livaslar ve su yolları, bugün görünmese de geçmişten bugüne uzanan önemli bir mirası taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde “Lezzet Aşkına” filmiyle tanıştım. Ceyhan Kandemir’in yönettiği film, ilk bakışta bir yemek hikâyesi gibi görünüyor. Ancak hikâye ilerledikçe bunun çok daha fazlası olduğu anlaşılıyor.

Bir yemeğin izinde Gaziantep

Meltem Şener ve Nejat Şener’in kaleme aldığı filmde, Şef Orhan’ın İstanbul’da tattığı bir Antep yemeğinin peşine düşmesi anlatılıyor. Orhan, bu yemeğin nasıl yapıldığını öğrenmek için Gaziantep’e gidiyor ve kendisini Yumma Hanım’ın kapısında buluyor.

Burada önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor.

Orhan, Yumma Hanım’ın kullandığı malzemelerin aynısını alıyor ve aynı tarifi uyguluyor. Ancak ortaya aynı lezzet çıkmıyor.

Çünkü bazı yemeklerin sırrı sadece tarifte bulunmuyor.

Lezzetin içinde hafıza........

© Diriliş Postası