menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Instagram Aboneliğinin Bize Sattığı Sosyal Çürüme!

13 0
31.07.2026

Bir zamanlar fotoğraf paylaşılan uygulama, bugün kilitli bir vitrine dönüştü. Peki vitrinin arkasında ne satılıyor, karşılığında bizden ne çalınıyor?

Sosyal medyanın en masum görünen icadı, fotoğraf paylaşmaktı. Bir kahve fincanı, bir gün batımı, bir tabak yemek ya da bir selfie… Instagram yıllarca bu sıradanlığın estetiğiyle büyüdü. Ne var ki bugün karşımızda duran uygulama, o eski halinin yalnızca kabuğunu taşıyor. Platformun devreye soktuğu abonelik sistemi, "içerik üreticisi" ile "takipçi" arasındaki ilişkiyi bir çırpıda satıcı ile müşteriye çevirdi. Ne yazık ki bu dönüşümün faturasında en ağır ödeyen şey, hem toplumsal edep sınırlarımız hem de emeğe verdiğimiz değer oldu.

Kilidin Arkasındaki Pazar

Abonelik modelinin kâğıt üzerindeki vaadi makuldü: Emek veren üretici, ürettiği içerikten para kazansın. Bir müzisyen, bir eğitmen, bir ressam; kapalı bir hesap açsın, değerli işlerini oraya koysun, hakkını alsın. Kimsenin itiraz edemeyeceği bir fikir... Ne var ki dijital dünyanın acımasız aritmetiği, bu güzel niyeti ilk adımda öğütüp geçti. Çünkü bir kilidin arkasında en hızlı para kazandıran içerik, en fazla emek isteyen değil, en fazla mahremiyeti feda edendir. İşte tam da bu noktada müstehcenlik, sistemin ana motoruna dönüştü; kapalı hesaplar kısa sürede örtük bir teşhir pazarına evrildi.

Bu tablonun en sinsi yanı, müstehcenliğin artık kenarda köşede saklanmaması... Aksine akışın tam ortasına yerleştirilmiş durumda. Platformun ticari mantığı basit: Dikkat neredeyse, para oradadır. Ölçülü, sakin bir paylaşımın algoritma nezdinde hiçbir kıymeti yok; kışkırtan, tahrik eden içerikse anında ödüllendiriliyor. Böylece sistem, en sağlıklı içeriği görünmez kılarken en sorunlusunu parlatan bir çarka dönüşüyor.

Emek Vermeden Kazancın Cazibesi

Meselenin göz ardı edilen, belki de en yıkıcı boyutu tam olarak burada başlıyor. Bu sistem yalnızca müstehcenliği........

© Diriliş Postası