YERİNE KONMAYAN TAŞ
Her şeyin bir yeri vardır; taş duvarda, tohum toprakta, dümen de onu tutmayı bilen elde anlam kazanır.
Bir şeyi yerinden ettiğinizde ilk anda büyük bir gürültü kopmaz; çürüme sessiz başlar ve sinsice ilerler.
Ehliyet sadece bir işi yapabilecek bilgiye sahip olmak değil, aynı zamanda o işin ağırlığını taşıyabilecek bir karaktere sahip olmaktır.
Liyakat ise ehliyetin hakkının verilmesidir; doğru insanın doğru yere, hak ettiği için getirilmesidir.
Biri kabiliyeti, diğeri adaleti temsil eder; ikisi bir araya gelmediğinde bina temelinden çatlar.
Yerinde olmak bir makamı işgal etmek değil, aksine o makamın emanetini idrak ederek yük omuzlamaktır.
Yerinden etmek ise yalnızca bir kişiye değil, o kişinin hizmet edeceği herkese yapılmış bir haksızlıktır.
Ne var ki çağımızda........
