Şükredebilmek En Büyük Şükür Vesilesidir
Hayat yolculuğunu bir teraziye benzetecek olursak, bu terazinin bir kefesinde sabır varsa, diğer kefesinde mutlaka şükür vardır.
Eğer sabır, ruhun o çetin ve karanlık olgunlaşma mevsimiyse; şükür, o mevsimin sonunda dalları dolduran, gönlü ferahlatan en tatlı meyvedir.
Şükür; sadece dile yerleşmiş bir "teşekkür" ifadesi değil, varlığın özüne nüfuz eden, sahip olunan her zerrenin kıymetini bilmekle başlayan muazzam bir bereket anahtarıdır.
Bir insanın kalbinde o şükür duygusunun uyanması, nimeti Veren’i hatırlayabilmesi aslında nimetin kendisinden daha büyüktür.
Yani; şükredebilmek aslında en büyük şükür vesilesidir.
Modern insan, ne yazık ki sürekli “daha fazlasına” odaklanan, hep eksik olana bakan bir doyumsuzluk sarmalına hapsedilmiş durumda.
Elimizdeki binlerce nimeti görmezden gelip, sadece ulaşamadığımız o tek bir şeye kilitlendiğimizde, ruhumuzu bir “yokluk” bilinci........
