Olmak ya da Olmamak
Onur, insanın üzerine giydiği bir kisve değil; ta içinde, sessizce demlenen bir oluştur.
Görünende arananın hakikati yoktur; hakikat, olanın derinliğinde saklıdır.
Bir insan hamken pişmiş, ham tohumken meyve vermiş gibi davranabilir; lâkin bu yalan, bir yerde mutlaka çuvallar.
Olmadan görünenler, kabuğu cilalı fakat içi boş kalmış bir ceviz gibidir.
En büyük erdem, insanoğlu için yaratılış gayesine uygun bir olma ameliyesinin içinde bulunmak, o oluşa doğru yorulmadan yürümektir.
İnsan, bir kere olup biten değil; ömrü boyunca inşa edilen bir bina gibidir.
Her şeyin görüntüye, görünene, parıltıya indirgendiği bir çağda, olmanın hiçbir kıymeti yokmuş gibi hissedilebilir.
Ekranların vitrininde en çok görünenin en çok var olduğu sanılır.
Oysa hayatı manalı yaşayanlar, görünenler değil;........
