BİR KELİMEYLE BAŞLAYAN OPERASYON
Önce bir kelime dolaşıma sokuldu: “Tahşiye.”
Sonra o kelime suç oldu.
Sonra o suç manşet oldu.
Sonra o manşet operasyon oldu.
Fethullah Gülen çıktı, konuştu…
Ardından ekranlar devreye girdi.
Kurguda “terör” vardı.
Gerçekte ise insanlar vardı.
Gazeteler sahne aldı.
Sabahın köründe polis geldi.
Ben o günlerde şunu gördüm:
Malatyalı olmam hasebiyle…
Meclisteki milletvekillerine gittim.
Çünkü mesele büyüktü.
Allah rahmet eylesin…
Dosyayı önüne koydum.
O ise meseleyi ciddiye aldı.
Ve beni bir gazeteciye yönlendirdi.
(O günlerde soyadı Yüksel’di.)
Ve beni başka bir isme yönlendirdi:
Ama oraya gelene kadar…
Bir kapı daha çaldım:
Nazif Karaman’la birlikte metin hazırlandı.
Çünkü artık saklanamıyordu.
Bu yüzden bu dosyanın üzerindeyim.
Çünkü burada sadece bir operasyon yok.
Burada bir yöntem var.
Bugün dönüp bakıyoruz…
O gün “tehlike” denilenler…
O gün “örgüt” denilenler…
Bugün dosyası çökmüş.
Ama o günün manşetleri hâlâ duruyor.
İşte bu yüzden yazıyorum.
Çünkü bazı şeyler unutulursa…
Aynı senaryo yeniden sahnelenir.
Ve bazı kelimeler vardır…
Yıllarca insanları taşır.
USULDEN BOZULDU DİYE AKLANDIK SANIYORLAR
Suçlama aynı suçlama.
Sosyal medyada bayram.
Usulden bozma beraat değildir.
Usul hatası temize çıkma değildir.
Eksik yargılama, suçun yok olduğu anlamına gelmez.
“Bu dava böyle görülmez” dedi.
“Bu insanlar suçsuz” demedi.
İşte bütün mesele bu.
Bir cümleyi alıyorlar…
Ve ortaya başka bir anlam çıkarıyorlar.
Algı böyle kuruluyor.
Dün manşetle operasyon…
Bugün tweetle aklama.
Dün ekranlardan hedef gösterme…
Bugün sosyal medyada mağduriyet.
Tahşiye dosyası bu yüzden önemli.
Çünkü burada sadece bir dava yok.
“Yanlış anlaşılmışız” de.
Hüküm tartışması bitmedi.
Sadece yöntem tartışıldı.
Ama o çöküşü bile fırsata çeviriyorlar.
Çünkü mesele hukuk değil.
Gerçeğin önüne geçtiği anda…
Aynı hikâye yeniden yazılır.
Bu yüzden altını çiziyorum.
Bu yüzden tekrar ediyorum:
Usulden bozulan karar, beraat değildir.
Bunu bilmeden konuşan çok.
Bunu bilip çarpıtan daha çok.
DÜN FETHULLAH… BUGÜN AYNI DİL
Değişen sadece konuşan.
Molla Muhammed Doğan’a.
Bugün kime söyleniyor?
“Şunu dedi” diyorlar.
“Bunu söyledi” diyorlar.
Dün bir merkezden çıkıyordu.
Risale-i Nur okuyucuları arasına sızmış bir avane diliyle yayılıyor.
Dışarıdan değil gibi.
Tekrar servis ediliyor.
Risale-i Nur okuyucuları içinde dolaşıyor.
Risale-i Nur okuyucuları arasında büyüyor.
Risale-i Nur okuyucuları içinde yankılanıyor.
Tekrar delil sanılır.
Dün Fethullah söylüyordu.
Aynı söz, farklı ağız.
Dün Molla Muhammed Doğan’dı.
Bugün de Molla Muhammed Doğan.
