menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YAZI DİZİSİ - BÖLÜM 3: DEĞERLENDİRME VE SONUÇ – BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİ VE YENİ ORTADOĞU DENKLEMİ

46 0
21.08.2026

Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın Libya ve Mısır'ı kapsayan ve baş döndürücü bir hızla ilerleyen diplomatik turu, sadece ülkeler arası ilişkilerin konsolide edilerek geliştirilmesi için değil; aynı zamanda Kuzey Afrika'dan Körfez'e kadar uzanan yeni bir jeopolitik düzenin inşası anlamına gelmektedir. Yazı dizimizin bu sonuç bölümünde, sahada elde edilen kazanımların bölgesel güvenlik, ekonomi ve Filistin davası üzerindeki nihai etkilerini değerlendiriyoruz.

Vekalet Savaşından Ortak İstikrara: Libya’nın Dönüşen Yüzü

Önceki bölümlerde detaylarıyla ele aldığımız üzere; Kriz döneminde Ankara ağırlıklı olarak Trablus merkezli meşru yetkililerle tek taraflı bir ilişki yürütürken, Kahire yönetimi ise Doğu Libya'daki aktörlerle yakın temas halindeydi. Ancak bugün gelinen aşamada Türkiye, geçmişteki tek taraflı ilişki modelini aşarak hem Trablus hem de Bingazi ile doğrudan temas kuran, ülkenin her iki tarafını da aynı masada buluşturabilen krizin ilk gününden beri tavizsiz savunduğu "Tek Libya" politikası bugün sahada karşılığını bulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde, Türkiye diğer bölgesel aktörleri de sürece dahil ederek Libya'da dengeyi sağlayan ve tek bir devlet yapısını destekleyen mutlak ana aktör konumuna ulaşmıştır. 2019 yılında hayata geçirilen ve stratejik olarak çok önemli olan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşmasının tam anlamıyla hayata geçebilmesi için Hafter'e yakın konumdaki Doğu Temsilciler Meclisi tarafından resmi onayın verilmesi gerekmektedir. Bu onay sağlandığı takdirde Türkiye ve Libya; Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail'in Doğu Akdeniz'de kurmaya çalıştığı kuşatma hattına karşı çok büyük ve sarsılmaz bir stratejik avantaj elde edecektir.

R4 Girişimi ve Kurumsallaşan Güvenlik Kalkanı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisi için tarihi bir dönüm noktasıdır. Dışişleri Bakanı Fidan'ın Kahire ziyareti, bu mekanizmaya Mısır'ın dahil olma ihtimalini (R4 girişimi) daha da somutlaştırmıştır.

Mısır'ın Mekke Anlaşması'na katılması, mevcut üçlü yapıya kıyasla çok daha büyük bir jeopolitik ağırlık........

© Diriliş Postası