KÜRESEL SATRANCIN YENİ MERKEZ ÜSSÜ VE BİR DEVLET AKLI MANİFESTOSU: TURAN KORİDORU
Küresel siyasette isimler ve tanımlamalar sadece coğrafi bir yer bildirmez; aynı zamanda devletlerin o bölgeye dair vizyonunu, stratejik aklını ve nihai hedefini ortaya koyar. Uluslararası ilişkilerde bir coğrafyaya veya bir projeye verdiğiniz isim, aslında sizin oradaki nihai hedefinizi, stratejik derinliğinizi ve vizyonunuzu ele verir. Son dönemde Kafkasya ekseninde dönen koridor tartışmalarına tam da bu stratejik vizyonla, o sarsılmaz "devlet aklı" penceresinden bakmak mecburiyetindeyiz.
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, o hayati güzergâhı sadece 30-40 kilometrelik dar bir alana hapsedip "Zengezur Koridoru" olarak adlandıranlara karşı yaptığı tarihi çıkış, sıradan bir terminolojik itiraz değildir. Bu, Türk devletinin masaya vurduğu stratejik bir yumruktur! Bahçeli’nin bu uyarısı, meselenin sadece yerel bir sınır geçişi olmadığını, hedefin Kafkaslardan Çin Seddi'ne uzanan devasa bir hat olduğunu dünyaya ilan etmesidir.
Emperyalistlerin ve bölgedeki bazı aktörlerin bu projeyi inatla "Zengezur" ismiyle anması tesadüf değildir. Hedef, bu muazzam küresel entegrasyonu, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki yerel bir ihtilafın veya basit bir sınır kapısı meselesinin dar kalıplarına hapsetmektir. Oysa Zengezur, o büyük kapının sadece kilit taşıdır; ardına kadar açılacak olan o kapının ve geçeceğimiz ana güzergâhın yegâne adı "Turan Koridoru"dur!
Turan kelimesi,........
