menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Parti kuruldu, eski defter kapandı... Artık mazeret değil, siyaset üretme zamanı!

43 0
27.07.2026

Türkiye siyasetinde uzun süredir devam eden bir belirsizlik nihayet sona erdi.

CHP’de yaşanan kurultay tartışmaları, mahkeme kararları, genel başkanlık kavgası, istifalar, ihraçlar, karşılıklı suçlamalar ve parti içindeki meşruiyet mücadelesi yeni bir siyasi sonuç doğurdu: Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri CHP’den ayrıldı, Yeni Parti’yi kurdu.

Yeni Parti, 91 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci büyük siyasi gücü ve ana muhalefet partisi konumuna geldi. CHP ise 44 milletvekiliyle yoluna devam edecek.

Bu noktadan sonra hâlâ eski tartışmaların içinde dolaşmanın, her siyasi gelişmeyi CHP’nin iç kavgası üzerinden okumaya çalışmanın, aylarca aynı kurultay dosyalarını konuşmanın ülkeye kazandıracağı hiçbir şey yoktur.

Çünkü artık ortada bir ihtimal değil, kurulmuş bir parti vardır.

Bir hazırlık değil, tamamlanmış bir siyasi ayrışma vardır.

Bir parti içi muhalefet hareketi değil, Meclis’te ana muhalefet gücüne ulaşmış yeni bir siyasi aktör vardır.

Bu hareket başlayana kadar ne olduysa oldu.

Kim kimi destekledi, kim hangi kongrede hangi tarafta durdu, hangi milletvekili hangi bildiriyi imzaladı, kim parti yönetimine karşı çıktı, kim mahkeme kararını meşru gördü, kim görmedi…

Bütün bunlar artık siyasi tarihin ve gerektiğinde yargının konusudur.

Bugünün meselesi ise başkadır.

Bugünden sonra kavga politiktir.

Yeni Parti artık yalnızca CHP’den neden ayrıldığını anlatan bir yapı olarak kalamaz. Sürekli geçmişte yaşanan mağduriyetleri hatırlatarak, kurultay tartışmalarına dönerek, eski parti yönetimini suçlayarak siyaset yapamaz.

Çünkü artık muhalefet etmek istediği yapı CHP yönetimi değil, Türkiye’yi yöneten iktidardır.

Yeni Parti’nin karşısında artık bir parti içi rakip değil; yönetilmesi gereken bir ekonomi, çözülmesi gereken sosyal meseleler, güçlendirilmesi gereken bir sağlık sistemi, yeniden düzenlenmesi gereken eğitim politikaları, tartışılması gereken bir anayasa ve cevap bekleyen bir dış politika tablosu vardır.

Dolayısıyla Yeni Parti’ye sorulması gereken ilk soru şudur:

Türkiye’ye ne teklif ediyorsunuz?

Ekonomide hangi modeli savunuyorsunuz?

Enflasyonu nasıl düşüreceksiniz?

Vergi sistemini nasıl değiştireceksiniz?

Asgari ücretlinin, emeklinin, esnafın ve çiftçinin gelirini artırmak için hangi somut programı uygulayacaksınız?

Kamu harcamalarında nereden tasarruf edeceksiniz?

Belediyelerinizde savunduğunuz ekonomik anlayışı merkezi yönetime nasıl taşıyacaksınız?

Sağlık sisteminde aile hekimliğinden şehir hastanelerine, ilaç tedarikinden hekimlerin çalışma şartlarına kadar hangi değişiklikleri yapacaksınız?

Eğitimde müfredat, öğretmen atamaları, üniversiteler ve mesleki eğitim konusunda ne öneriyorsunuz?

Terörle mücadele politikanız nedir?

Türkiye’nin Suriye, Irak, İran, Rusya, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerinde hangi çizgiyi savunuyorsunuz?

Savunma sanayisinde mevcut politikaları sürdürecek misiniz, değiştirecek misiniz?

Türkiye’nin yeni........

© Diriliş Postası