DEVLET SOSYAL MEDYA İÇİN DÜĞMEYE BASTI
DİJİTAL ANARŞİYE SON MU, NESLİ KURTARACAK HAMLE Mİ, YOKSA YENİ BİR TARTIŞMANIN BAŞLANGICI MI?
Devlet, yıllardır büyüyen ama kimsenin tam anlamıyla yüzleşmek istemediği bir gerçeğin üzerine nihayet gidiyor. Adalet Bakanlığı’nın koordinasyonunda, İletişim Başkanlığı, BTK ve Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yürüttüğü sosyal medya düzenlemesi çalışmaları tamamlandı ve artık süreç erişim sağlayıcılarla yapılacak görüşmelere taşındı. Bu, sıradan bir mevzuat hazırlığı değil; Türkiye’nin dijital çağdaki en kritik eşiklerinden biridir.
Çünkü mesele artık sadece “kim ne yazdı, kim ne paylaştı” meselesi değil. Mesele, doğrudan toplumun psikolojisi, çocukların zihni, ekonominin güvenliği ve devletin egemenlik alanıdır. Yıllardır büyüyen dijital kaos, bugün kontrol altına alınmazsa yarının toplumsal krizlerine zemin hazırlayacaktır. Bu yüzden atılan adım geç kalmış olabilir ama kesinlikle gereklidir.
DİJİTAL DÜZEN DEĞİL, DİJİTAL ANARŞİ
Bugün sosyal medya dediğimiz yapı, klasik anlamda bir iletişim aracı değildir. Burası artık kendi kuralları olan, kendi gerçekliğini üreten, kendi “hakikat rejimi”ni kuran bir sistemdir.
Algoritmalar neyi göreceğimizi belirliyor. Öfke daha hızlı yayılıyor, yalan daha çok tıklanıyor. Mahremiyet teşhir ediliyor, suç normalleşiyor.
Bu tabloyu anlamak için çok uzağa gitmeye gerek yok. 20. yüzyılda radyo ve televizyon nasıl kitleleri yönlendiren bir güç olduysa, bugün sosyal medya onun çok daha hızlı ve kontrolsüz bir versiyonu haline gelmiş durumda. Ancak arada kritik bir fark var: O dönemde devletler yayıncılığı düzenliyordu, bugün ise platformlar devletten daha güçlü bir etki alanına sahip.
İşte bu yüzden mesele basit bir “özgürlük tartışması” değildir. Bu, kontrolsüz bir gücün toplumu şekillendirme meselesidir.
EN ZAYIF HALKA: ÇOCUKLAR
Bu düzenin en ağır bedelini kim ödüyor? Çocuklar.
Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış, doğru ile yanlışı ayırt etme eşiğinde........
