BATI’NIN MÜTTEFİKİ, DOĞU’NUN ANAHTAR ÜLKESİ: TÜRKİYE’NİN TERCİHİ TÜRKİYE’DİR
Dünya artık tek merkezden yönetilmiyor. Washington’ın karar verdiği, Avrupa’nın takip ettiği, dünyanın geri kalanının ise kendisine biçilen role razı olduğu eski düzen bitti artık..
Çin yükseliyor, Rusya Batı baskısına rağmen Avrasya’daki ağırlığını koruyor, Hindistan kendi bağımsız yolunu çiziyor, Orta Asya yeniden jeopolitiğin merkezine yerleşiyor.
Ve tam bu tablonun ortasında Türkiye var.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’ndeki pozisyonu, bu nedenle sıradan bir diplomatik fotoğraf olarak okunmamalı.
Türkiye, ŞİÖ’nün tam üyesi değil; “diyalog ortağı”.. Buna rağmen Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’den İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a kadar Avrasya’nın en güçlü aktörlerinin bulunduğu diplomatik zeminde Türkiye’yi temsil ediyor.
Bence Bişkek’ten şu ana kadar çıkan en önemli sonuç tam olarak budur:
Türkiye artık yalnızca Batı ittifakının doğu sınırındaki ülke değildir. Aynı zamanda Batı ile Doğu arasında her iki tarafın da konuşmak zorunda olduğu merkez ülkelerden biridir.
Bu kolay elde edilmiş bir pozisyon değil.
Türkiye 1952’den beri NATO üyesi. Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde. Fakat aynı Türkiye bugün Türk Devletleri Teşkilatı’nın merkez ülkesi, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün diyalog ortağı ve Avrasya’nın enerji ve ulaştırma hatlarının kritik kavşağı.
Ankara’nın son yıllarda inşa etmeye çalıştığı dış politika mimarisinin özeti aslında burada yatıyor:
Batı’yı terk etmeden Doğu’ya açılmak.
İşte Bişkek bunun güçlü fotoğraflarından biri oldu. Ne dedi Erdoğan; “Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay Teşkilatı’yla her alanda iş birliğimizi geliştirmenin gayretinde olacağız.”
Erdoğan aynı konuşmada çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nü Birleşmiş Milletler sisteminin tamamlayıcı unsurlarından biri olarak tarif etti.
Bu mesajın diplomatik tercümesi........
