MANSUR YAVAŞ KİMİN YEDEĞİ?
Türkiye’de siyasetin en büyük hastalıklarından biri şu:
Bir insan ya bizdendir ya haindir!
Ya bizim söylediğimizi söyleyecek, bizim kızdığımıza kızacak, bizim alkışladığımızı alkışlayacak; ya da ertesi sabah sosyal medyada darağacı kurulacak.
Son birkaç gündür Mansur Yavaş üzerinden yaşananlara bakıyorum.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü.
Metro yatırımlarını, bekleyen projeleri, kredi ve onay süreçlerini, başkentin meselelerini…
Yavaş ayrıca görüşmeden hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Özgür Özel’in haberinin bulunduğunu açıkladı.
Çünkü bazılarına göre Recep Tayyip Erdoğan ile aynı masaya oturmak bile başlı başına suç!
Yahu adam Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı!
Karşısındaki de bu ülkenin Cumhurbaşkanı!
Ankara’nın metrosu için, yatırımı için, devlet kurumlarından geçmesi gereken işler için Cumhurbaşkanı ile görüşmeyecek de kiminle görüşecek?
Asıl tuhaf olan görüşmesi değil, bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin olağanüstü bir siyasi hadiseye dönüştürülmesidir.
Sonra Mansur Yavaş çıktı ve başka bir şey daha söyledi:
Taraf olmayacağını, gerilimi artırmayacağını, sağduyunun olduğu yerde duracağını söyledi.
İşte kıyamet esas orada koptu.
Bir taraftan sosyal medyadaki FETÖ hesapları ve çevreleri saldırıyor.
Bir taraftan İmamoğlu’na yakın çevrelerden ateş açılıyor.
Size bir insanın kendi siyasi geleceği üzerinde karar verme hakkını kim yasakladı?
BELKİ ADAM İMAMOĞLU’NUN YEDEĞİ OLMAK İSTEMİYOR!
Bütün mesele belki de bu kadar basit.
Belki Mansur Yavaş, yıllardır kendisine biçilmeye çalışılan “Ekrem İmamoğlu olmazsa Mansur Yavaş” rolünü kabul etmiyor.
Belki kimsenin B planı olmak istemiyor.
Belki “Bir başkasının siyasi kaderine göre ben kendi kaderimi belirlemem” diyor.
Mansur Yavaş’ın kendi siyasi ağırlığı yok mu?
Milyonlarca seçmenden oy almamış mı?
Türkiye’nin başkentini yönetmiyor mu?
O halde neden sürekli başka bir siyasetçinin alternatifi, yedeği veya emanetçisi olarak tarif edilmek zorunda?
Bir insanı yıllarca “Cumhurbaşkanı adayımız olabilir” diye göklere çıkaracaksınız; sizin çizdiğiniz........
