Toplumsal aklı nasıl kaybettik?
Toplumsal aklı nasıl kaybettik?
İnsana lütfedilen en büyük nimet, hiç kuşkusuz Yaratan’ın kendi ruhundan üflediği o ilahi özdür. Bu ruhun en ayırt edici vasfı ise akletmektir; yani varlığın gayesini idrak etmek, hakikati fark etmek ve varoluş nedenine sadık kalarak yaşama yön vermektir. Ancak bu bireysel idrak, kitlelerin ve toplulukların dünyasına taşındığında derin bir kırılmaya uğrar. Kalabalıklar akletme yetisini yitirdikçe, illüzyonlar hakikatin yerini alır.
Mısır kıssasında Firavun’un toplumu "büyülemesi" ve aptallaştırması, tam da bu mekanizmanın tezahürüdür. Büyücülerin ürettiği yanılsama, kitlesel aklı uyuşturan bir narkoz........
