Jeopolitik kırılma ekseninde Türkiye için bölgesel iktisadi entegrasyon ve yeni finansal paradigma
Jeopolitik kırılma ekseninde Türkiye için bölgesel iktisadi entegrasyon ve yeni finansal paradigma
Ortadoğu coğrafyasındaki istikrarsızlaştırma politikalarının Türkiye üzerindeki sosyo-ekonomik maliyetleri Türkiye’nin üstlenmesi gereken stratejik "oyun kurucu" rolünü, yerli ve milli bir finansal model çerçevesinde harekete geçirmelidir.
1. Jeopolitik kuşatma ve iktisadi maliyet analizi…
Ortadoğu, küresel hegemon güçlerin "Büyük Ortadoğu Projesi" ve benzeri makro-stratejik hamleleri neticesinde, sistematik bir yapısal bozulmaya tabi tutulmuştur. Irak ve Suriye müdahaleleri, yalnızca egemenlik haklarını ihlal etmekle kalmamış; aynı zamanda bölge ülkeleri arasındaki organik ticari ağları ve tedarik zincirlerini koparmıştır. Türkiye, bu süreçte maruz kaldığı asimetrik göç yükü ve ticari ambargolarla, istikrarsızlığın ekonomik faturasını en yüksek düzeyde ödeyen aktör konumundadır.
2. İran eksenli yeni riskler ve bölgesel direnç hattı…
Güncel konjonktürde İran’a yönelik geliştirilen saldırı ve izolasyon politikaları, bölge ticaretini tamamen bitirme ve Türkiye’nin güney-doğu ticaret hattını bir "iktisadi kör nokta"ya dönüştürme stratejisinin devamıdır. Ancak, İran’ın köklü devlet geleneği ve bölgesel direnç kapasitesi, dış müdahalelerin öngördüğü lineer hedeflerin sapmasına neden olmaktadır. Bu direnç, yeni bir bölgesel denklemin kurulması için zemin hazırlamaktadır.
3. "Oyun Kurucu" rolü ve bölgesel liderlik…
Batı merkezli güvenlik şemsiyesinin zayıfladığı yeni dönemde, bölge yönetimleri stratejik bir otonomi arayışına girecektir. Türkiye, bu süreçte tarihsel ve kültürel derinliğini kullanarak sadece askeri bir caydırıcı güç değil, aynı zamanda iktisadi bir rehber ve istikrar merkezi olarak konumlanmalıdır. Savaş sonrası yeniden inşa süreci, yalnızca fiziksel altyapıyı değil, bölgesel refahı hedefleyen ekonomik bir mimariyi de kapsamalıdır.
4. Öneri: Faizsiz model ve bölgesel ticari serbest bölge…
Türkiye’nin stratejik çıkış yolu, mevcut neoliberal finansal paradigmanın dayatmalarından ari, bağımsız bir iktisadi modelden geçmektedir.
Dijital Ödeme Sistemleri: Komşu ülkelerle (Irak, Suriye, İran) ticarette, üçüncü tarafların müdahalesine kapalı, dijital altyapıya dayalı yerli ödeme sistemleri devreye alınmalıdır.
Üretim Odaklı Faizsiz Finansman: Bölgesel kalkınmayı destekleyecek, faiz yükünden arındırılmış ve üretim endeksli bir finansal model, ticari entegrasyonun temel taşı olmalıdır.
Bölgesel Ticari Serbest Bölge: Sınır aşan ticaretin önündeki engellerin kaldırıldığı, komşuları birbirine bağımlı değil, ortak kılan bir serbest bölge yapılanması hayata geçirilmelidir.
Türkiye, bölgesel istikrarın teminatı olma vizyonunu, ekonomik bağımsızlığını bölgesel iş birlikleriyle tahkim ederek gerçekleştirebilir. Küresel sömürü mekanizmalarını dışlayan, adil paylaşım ve üretim odaklı bu yeni iktisadi vizyon, Ortadoğu’nun stratejik kaderini yeniden tayin edecek potansiyele sahiptir.
Yunus Ekşi, dikGAZETE.com
