menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suat Günel de hicret etti

220 0
saturday

SUAT GÜNEL DE HİCRET ETTİ

(Hicret tarihi- 10.10.2026)

İnanan insan için ölüm yoktur. İman ölümü bir mekân değiştirmeye ve gerçek âleme hicrete dönüştürmüştür. Bu sebeple inanmış insanlar olarak bir yakınımız, bir dostumuz ölüm denen gerçekle yüzleşince, "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" (Şüphesiz biz Allah’a aitiz ve kuşkusuz yine O’na döneceğiz." (Bakara, 156) deriz.

İnandığı için Allah’a teslim olmuş Müslümanlar olarak, bir ölüm haberi aldığımızda, zorlu bir olayla veya büyük bir dert, bela, sıkıntı ve musibetle karşılaştığımızda bu ayete sığınırız. Başa gelen her şeyin Allah’tan geldiğini hatırlayarak sabretmek, isyan etmekten kaçınmak ve maneviyatımızı güçlü tutmak için Allah (cc) bize böyle bir yol öğretmiştir.

Ölümün bu manevi boyutundan başka bir de dünyaya bakan yönü vardır. Bu yönde ayrılıklar, sevdiğinden uzak kalmalar söz konusu olur. Bu sebeple bir yakınımız, bir dostumuz ölümle yüzleşince hüzünleniriz.

Bu anlamda ülküdaşımız, cezaevi yarenimiz, dostumuz Suat Günel’in ölüm haberini alınca ister istemez hüzünlendik. Uzun zamandır kanser denen illetle mücadele ediyordu ve son aylarda da hastaneye yatmıştı. Bugün Rabbimizin “Gel” emrine uyarak, gerçek âleme hicret etti ve sırasını savdı. Çünkü hepimiz er veya geç bir gün mutlaka Rabbimizin “Gel” emrine uyarak gerçek âleme göç edeceğiz.

Suat Gübnel dediğimizde ilk aklımıza gelen bir “Taş Medreseli Ülkücü” olarak davasına olan aşkı, bağlılığı ve mücadele azmi gelir. Suat, aynı zamanda okuyan, düşünen ve düşündüklerini kaleme alan ülkücü yazar ve şairdir.

MHP ve Ülkü Ocaklarında yetişen Suat Günel, 1978 öncesi ülkeyi felakete sürüklemek isteyen emperyalist güçlere karşı mücadele eden ve bu uğurda hapis yatan bir dava insanıdır. 12 Eylül darbesi sonrası uzun süre cezaevinde kalmış, bu yüzden "Taş Medreseli" lakabını hakkıyla hak etmiş bir ülküdaşımızdır.

Bilindiği üzere “Taş Medreseli” kavramı, 12 Eylül öncesi çeşitli davalardan hapis yatarak bedel ödeyen Ülkücülere verilen özel bir sıfattır.

Suat Günel, Kocaeli merkezli ülkücü camiada saygı gören isimlerden biri olarak yaşadı ve bu dünyadaki vazifesini bitirerek gerçek âleme göç etti.

Geriye bıraktığı eserlerinde, 12 Eylül'ü emperyalist bir müdahale olarak yorumlamış, cezaevi yıllarını "Medrese" anlayışıyla değerlendirmiş ve şehit olmuş ülküdaşlarının hatırasını yaşatmayı amaçlamıştır.

Suat Günel, ülkücü ve Türk milliyetçisi olarak ömrünü davasına adamış bir figür olarak özellikle ülkücü zihinlerde yerini almıştır. Bundan sonra da karşılaştığı zorluklar karşısında eğilmeyen, inandığı değerlerden bir an olsun vazgeçmeyen bir ülkü neferi olarak da anılacaktır.

Suat Günel’in kaleme aldığı üç kitabı vardır.

İlk kitabı “Hatıralarım 1978-2022” Bilgeoğuz yayınları arasında okuyucusuyla buluştu. Adından da anlaşılacağı üzere “Hatıralarım” isimli kitapta 1978 ve 1990'lı yıllar arasında sağ-sol çatışmaları, cezaevinde şehit olan ülküdaşlar, işkenceler ve bakımsızlıktan meydana gelen ölümler anlatılmaktadır.

Suat Günel, bu kitabı yazma maksadını birazda........

© Dikgazete.com