menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müslümanları helak edecek hususlar

11 0
yesterday

MÜSLÜMANLARI HELAK EDECEK HUSUSLAR

Mısırlı mücahit Hasan el-Benna’ya atfedilerek yayınlanan, “Müslüman halkları helak edeceği ileri sürülen 10 husus” “Emperyalizm, şahsi ve siyasi ihtilaflar, mezhep ayrılıkları, faiz, Batılılarla iş birliği, Batı taklitçiliği, beşerî kanunlar, fikrî anarşi ve inkarcılık, her şeyi mubah görme ve şehevi arzular, ahlaki çöküş ve liderliğin zayıflığı ve programından yoksunluk” şeklinde sıralanmış ve bunların günümüzde yaşandığı ve helakin geleceği iddia edilmektedir.

Son dönemlerde özellikle sosyal medyada sık sık yayınlanan bu maddeleri Kur’an ışığında incelediğimizde önemli bir ayrımın ortaya çıkmakta olduğunu görüyoruz. Bu durum, bir davranışın Kur’an’da eleştirilmesinin başka, o davranışın bütün Müslüman halkları kesin olarak helak edeceğinin söylenmesi başka olmasıdır.

Hasan el-Benna adına yayınlanan bu listedeki iddialar için Kur’an’ın ölçüsü, verilen listeyi bütünüyle onaylamak veya reddetmek değil, her maddeyi ayrı ayrı vahyin ölçüleriyle değerlendirmektir. Bu arada verilen listedeki maddelerin Hasan el-Benna’ya ait olduğu iddiası da doğrulanmış değildir.

Şimdi isterseniz Kur’an ışığında yayınlanan maddeleri tek tek ele alalım:

Kur’an, insanların birbirlerine zulmetmesini ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmasını eleştirir. Bir topluluğun başka bir topluluğu ezmesi, haklarını gasp etmesi ve onları kendi çıkarları doğrultusunda sömürmesi de bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

"Yol ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapanların aleyhinedir." (Şûra Suresi, 42)

“Malların haksız yollarla yenmesini ve insanların mallarının bir bölümünün günah yoluyla ele geçirilmesini yasaklar.” (Bakara Suresi, 188)

Bu ayetler ışığında meseleye baktığımızda emperyalizmin sömürü, zulüm ve hak gaspı boyutları Kur’an’ın adalet ilkeleriyle çeliştiğini görürüz. Ancak emperyalizm kelimesi Kur’an’da geçmez. Kavramın hangi uygulamaları kapsadığı, somut davranışlar üzerinden değerlendirilmeli ve hüküm ona göre verilmelidir.

2. ŞAHSİ, SİYASİ VE MEZHEBİ İHTİLAFLAR…

Kur’an, Müslümanların birliğinden bahseder ve bunun hayat için elzem olduğunu ortaya koyar:

"Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin." (Âl-i İmrân Suresi, 103)

"Birbirinizle çekişmeyin; sonra gevşersiniz ve gücünüz gider." (Enfâl Suresi, 46)

Bu ayetler, Müslümanların birbirleriyle çatışmalarının toplumsal güçlerini zayıflatabileceğini açıkça ortaya koyar. Ancak burada önemli bir ayrım vardır. Kur’an, her türlü farklı düşünceyi ve görüş ayrılığını yasaklamaz. İnsanların farklı görüşlere sahip olmasıyla bu farklılıkları düşmanlığa, zulme ve çatışmaya dönüştürmesi aynı şey değildir. Kur’an Hûd Suresi, 118. ayette insanların farklılaşabileceğini bildirir.

Ayetler ışığında meseleyi değerlendirmek gerekirse,şahsi çıkarlar uğruna toplumu bölmek ve siyasi farklılıkları düşmanlığa dönüştürmek yanlıştır. Mezhep farklılıkları nedeniyle insanları aşağılamak, dışlamak veya onlara zulmetmek Kur’an’ın adalet ve kardeşlik ilkeleriyle bağdaşmaz.

Kur’an’ın eleştirdiği şey, her farklılık değil; hakikatten uzaklaştıran çekişme, haksızlık ve birliği ortadan kaldıran bölücülüktür.

Kur’an faiz hususunda bazı ayetlerde şöyle açıklama yapar:

“Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır." (Bakara Suresi, 275)

Bakara Suresi, 278 ve 279 ayetlerde ise faizden vazgeçilmesini ister ve bu konuda son derece ciddi bir uyarıda bulunur.

"Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten iman etmiş iseniz faizden kalanı bırakın. Bunu yapmazsanız Allah ve resulü tarafından size bir savaş açıldığını bilin. Eğer tövbe ederseniz, haksızlık etmemek ve haksızlığa uğramamak üzere anaparanız sizindir."

Ayetler ışığında hadiseyi değerlendirdiğimizdefaiz, listedeki en açık hükme bağlanmış konulardan biridir. Bununla birlikte, günümüzdeki bütün finansal işlemlerin hangi koşullarda Kur’an’daki faiz yasağına girdiği, işlemin yapısı ve niteliği dikkate alınarak ayrıca incelenmelidir.

Bir toplumda faizin yaygınlaşması ciddi ekonomik ve ahlaki sorunlara yol açar. Fakat buradan hareketle belirli bir toplumun kesinlikle helak olacağını söylemek, ayetlerin ortaya koyduğu hükmün ötesine geçer.

4. BATILILARLA İŞ BİRLİĞİ...

Bu madde, listedeki en fazla açıklamaya ihtiyaç duyan maddelerden biridir. Kur’an, insanlarla ilişkileri yalnızca onların kimliklerine göre değil, davranışlarına ve tutumlarına göre değerlendirmemizi ister.

“Allah, din konusunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine Suresi, 8)

Bu ayet, Müslüman olmayanlarla ilişkilerde adalet ve iyiliğin esas alınabileceğini açıkça gösterir.

"İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın." (Mâide Suresi, 2)

Ayetler ışığında meseleyi değerlendirirsek,Batılılarla veya başka toplumlarla iş birliği veya ticaret yapmak, sırf tarafların kimlikleri nedeniyle haram sayılamaz. Asıl ölçü, iş birliğinin ne amaçla ve hangi........

© Dikgazete.com