Miryokefalon kalesi niçin metruk?
Ramazan Topraklı yazdı;
Miryokefalon kalesi niçin metruk?
Bu makalenin amacı, Miryokefalon’un anlamını ve Miryokefalon kalesinin niçin metruk olduğunu tartışmaktır. Zira 3 Ekim 2026 tarihinde DikGazete’te çıkan makalede: “Sn. Afyoncu, Miryokefalon, coğrafyaya ait bir isimdir ve insan başıyla ilgisi yoktur; Menderes’in kaynaklarının bulunduğu bölge ve Türkçe Kırkgöz demektir." ifademe Prof. Zerrin Günal, “Bu tanım olağanüstü yanlış Ramazan Bey, inanılmaz bir durum” diye itiraz etmiştir. Bu tanım niçin yanlış dediğimde; “Miryokefalon'un nasıl miryakefalon olduğunu kitabımda açıkladım” demiştir.
Açar Kelimeler: Miryokefalon, Metruk, Kırkgöze, Kırkgöz, Kleisoura, Yenice Derbendi, Yenicebeli
Biz, ta 2010 yılında Miryokefalon: “Türkçe, bir yerden çıkan su kaynaklarının çokluğu veya büyüklüğünü ifade etmek için kullandığımız Kırkgöz, kırkgözler karşılığı, o yerin coğrafyasına ait, Rumların kullandığı binlerce, on binlerce baş anlamında bir kelime. Bazıları bu kelimeyi bu savaşla ilişkilendirmiş; savaşta maktul düşen bin insan kellesini [bin baş / bin kelle] ifade ettiği gibi hatalı yorumlar yapılmıştır” demişiz (Topraklı, 2010: 131). Bu görüşte Balkan dilleri, Fr. ve İngilizceye hâkim, Hekim Prof. M. Kahramanyol’un, “o bölgede su var mı sorusu ve benim “çok su kaynağı var” demem üzerine “Miryokefalon, kırkgöze olabilir” cevabının büyük payı oldu. Prof. Dr. Günal’ın, 16 yıl sonra bizim bu yorumumuza itiraz etmesi üzerine, bir hata yapmamak için Miryokefalon kelimesinin anlamını bir kere daha ele almak istedim. AÜ DTCF Yunanca hocalarından Doç. Esra Yalazı’nın verdiği bilgiyi tekrar düşündüm:
ή κεφαλή > το κεφάλι daha sonraki biçimi [το: Ad belirleyicisi yok].
ή κεφαλή [Eski Yunanca]: Baş, kafa, kelle, kişi, fert; uç, baş taraf, uç taraf; adamlarda olursa takım. Çoğul kullanıldığında: Akarsu kaynağı, akarsu ağzı. Herodot. 4.91: Bir şeyin başlangıç noktası. μύριοι , ς: On bin, binlerce.
Miryokefalon, “Μυριο-κέφαλον = sayısız/ on bin κεφαλαί'nin bulunduğu yer; ve eğer κεφαλαί akarsu başları/ kaynakları anlamındaysa: “sayısız su başlarının/ kaynakların bulunduğu yer” demektir [Chatgpt]. Bu tarif ve tespit, Barla ve Çirişli Dağının çatındaki Kemer Boğazı’na çok uyar. Sn. Doç. Yalazı’yı Yapay Zekâ ile tartıştım ve doğru olduğunu gördüm. Zira Boğaz’ın doğu ve batı kıyılarında pek çok su kaynağı vardır. Ayrıca 1530 tarihli bir belgede Kemer Boğazı’nda Çatakoğlu mezrası var. Çatak, Türkçe iki dağın birbiriyle birleştikleri “dere yatağı” demektir.
“İmparator [1143 Baharı Manuel, yeni taç giymeye gidiyor] gece yarısına kadar süren bir yürüyüşe dayanarak Menderes’in kaynağında kurulmuş olan ordugâha geldi. Orada kayalardan ve dağ eteklerinden sanki onbinlerce ağızdan fışkırır gibi akan ölçülemez miktardaki su çevreye yayılır, önce bir gölde biriktikten sonra kendine derin bir yatak açarak ilerler ve nihayet bir nehir olur” (Kinnamos, 2001: 52) kaydı da Kemer Boğazı’nı anlatıyor. Manuel, babasının Adana’da ölümü üzerine İstanbul’a giderken; Eski Antalya, İbradı [Prakana], Beyşehir yoluyla Kemer Boğazı’ndaki ordugâha gelmişti. Hatta bu arada İbradı’yı zaptetmiş ve Türk topraklarından geçmişti. Söz konusu göl, Hoyran; nehir ise, Hoyran Gölü ile Eğirdir Gölü arasındaki yaklaşık 15 km boyundaki ağzı kaynağına yakın ırmaktı. Kinnamos, 1143 baharına ait bir olayla 1146 yılındaki olayı karıştırarak vermiştir.
Ramsay, “Khoma yahut Soublaion [Siblia] istihkâmını Justinian yaptırmıştı. Niketas, bu istihkâmı, tam geçidin içinde bina edilmiş başka bir istihkâm olan Myriokephalon'dan tefrik eder. Lâkin bu Manuel Comnenus’un........
