Büyük Zafer hafife alınmamalı
Ramazan Topraklı yazdı;
Büyük Zafer Hafife Alınmamalı
Miryokefalon Zaferi, bundan böyle Gustave Dore’un sol üst köşedeki asılsız resmiyle değil, harbe ve zafere adını veren sağ üst köşedeki Veysel Yoylu’nun resmi: abidevî Kemer Boğazı ve Yenicesivrisi ile anılacaktır, anılmalıdır. Zira Miryokefalon, su kaynaklarının bolluğunu ve bilhassa [Orta] Menderes’in kaynaklarının bulunduğu Kemer Boğazı’nın adı; Tzybritzi/ Sybrize ise, tam adı Cybrilcymani [Sivri’l-Semmâni: Yağcı-sivrisi] olan Yenicesivrisi’dir. Çünkü sivrideki mağarada yağ saklanmıştır. Bu müstakil sivri veya tepenin Roma devrindeki adı, Yunanca yağ saklanan yer anlamında Pion idi (Ramsay, 1960: 117). Kemer Boğazı’nın adı, 1501 tarihli bir vesikaya göre Firigos Boğazı olup, boğazdaki ırmakta gemi çalışmaktadır. Ünlü Firik kenti Kelene [Kelainai], Kemer Boğazı ile Yenicesivrisi arasına yayılmıştır. Her yanı dik bayır Kelene Hisarı Yenicesivrisi’dir [bk. Arrianos].
1530 tarihli bir belgedeki Yenice Köyü Köprüsü, boğazdaki ırmak üzerindedir ve Herodotos’un zikrettiği ünlü Kral Yolu, bu köprüden ve Çirişli Dağının güney eteğindeki Yenice Derbendi / Yenicebeli’nden geçmektedir. 1568 tarihli belge şöyle der: Afşar kazasında Yenice Derbendi vardır. Bu derbent Eğirdir Yörüklerinden Celâlî Karamanlısı cemaatinden 14 kişi tarafından tamir edilmektedir. Kuzeyi dağ yamacı, güneyi uçurum Tzybritzi Kleisura, Yenicebeli idi [bk. Şek.1-2]. Kleisoura, “Rumcada kilit işlevindeki dar dağ geçidini ve geçidi koruyan kaleyi anlatır” (Topraklı, 2021: 107). Kale ise, el-İdrîsî’nin Uluborlu’ya 24 mil ve Medinetü’l-İndosyâne: burada hısnun hasinun var dediği Miryokefalon kalesidir [Bölükada] (el-İdrîsî, 2002, II: 809, Har.8).
Kemer Boğazı, ırmak, köprü, yol, Yenicebeli ve Yenicesivrisi tarihte birçok ad almışlardır. İbn Said el-Mağribî [öl.1286], ırmak için “büyük, derin Battal nehri” der (Wittek, 1999: 2). Bu nehre önce Yenicesivrisi eteğinden doğan, Çirişli Dağının güney eteğinden beslenen Marsyas [Marsia adı, Maziye olmuştur], daha sonra Yalvaç-Örkenez [Organas] çayı [Orgas] karışır. Nehrin içinden aktığı Mercü Hüseyin ovası, burada büyük kahramanlıklar gösteren Hüseyin b. Müslim el-Antakî’ye nispet edilmiştir (el-Belâzurî, 2002: 244). Battal / Hüseyin, 740’daki bir harpte Geneli köyünde şehit düşen ve Bozdurmuşbeli üzerinden Kemer Boğazı’na 41 km uzakta Hüseyin Dede Türbesi’nde yatan ünlü Battal Gazi’dir [bk.Har.2, 8]. Miryokefalon harbine gelirsek:
1. Harbin bir numaralı kahramanı İmparator Manuel, 10 Kasım 1176’da İngiltere kralına yazdığı mektupta: “Biz Türklerin topraklarına girer girmez, aniden sayısız savaş narası işitildi ve Türk birlikleri, her taraftan İmparator Hazretlerinin askerleri ile savaşmaya başladılar” der. Bu ifade hiçbir şüpheye yer bırakmadan harbin hudutta ve Türk topraklarında yapıldığını ispat eder.
2. Harbe katılan ama harbi yazmayan Kinnamos: “İmparator, Laodikya ve Menderes nehri çevresindeki bölgelere yolculuk yaptı” (2001: 214) demekle harbin Laodikya ve Menderes çevresinde, yâni yolculuk edilen yerde yapıldığını söyler. Bu Laodikya Eğirdir, Menderes ise, Orta Menderes’tir. 548 km boyundaki Büyük Menderes, Kinnamos’u açıklayamaz. Bu yüzden olacak, harp yeri için Filibeli Ahmet Hilmi, Eğirdir’in kuzeyini; Yılmaz Öztuna ise [Eski] Eğirdir Gölü’nün az kuzeyini gösterirler [Har.8].
3. Khoniates, “Honaz’dan imparator, Lampis üzerinden Kelene’ye yürüdü” (1995: 123) diye harbin Kelene’de yapıldığını söyler. Zira üstte belirttiğim gibi Kelene Hisarı Yenicesivrisi’dir. Mihail F. Hendy [1942-2008], Khoniates’ten “Harp, Hermos ve Menderes vadisi üzerindeki yamaçların bir yerinde yapılmıştır”; “Manuel, geçidin sonu ile göl arasında düzlükler uzandığını ima eder” gibi mühim bilgiler aktarır (1985: 146-154, Appendix II, Studies in the Byzantine Monetary Economy). Osman Turan, “Sultan, geçidin Sybrize [Yenicesivrisi] denilen çıkış yerinde pusu kurdu” der (1998: 208). Bu bilgiler araziye cuk oturur. Zira harp yeri Çirişli Dağı güney etekleri; göl, Eski Eğirdir Gölü; geçit sonu ile göl arasındaki düzlükler ise Hüseyin ovasıdır [Har.8].
4. Harp yerinin en somut ve bağımsız kanıtı, harpten yalnız 14 yıl sonra [1190] bölgeden geçen Ansbert'in kroniğidir. Alman İmparatoru Friedrich komutasındaki III. Haçlı ordusu, 1 Mayıs 1190'da Uluborlu önlerinden geçmiş ve 2 Mayıs akşamı belirli bir göl [Hoyran] ile sıradağlar [Barla] arasında [Kayaağzı pınarları] konaklamıştır. O gece esir alınan bir Türk, Friedrich’e şu hayati istihbaratı vermiştir: "3 Mayıs günü geçmek istediğiniz ve Rum kralı Manuel'in mağlup düştüğü geçitte 30 binden çok Türk sizi bekliyor. Manuel'e yaptıklarını size de yapacaklar". Bunun üzerine Friedrich rotasını değiştirmiş; Manuel'in yok edildiği Yenicebeli'ne girmekten vazgeçerek Bozdurmuşbeli üzerinden Akşehir'e yönelmiştir. Ansbert'in bu kaydı, harbin Uluborlu'nun hemen şarkında olduğunu matematiksel bir kesinlikle ispatlamaktadır [bk. Har.1].
5. İmparator, beş gündüzlük yürüyüş mesafesindeki Türk yurtlarının ortalarına kadar büyük bir coşkuyla ilerledi. Grekler........
