menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Raylardaki yeni jeopolitik: Türkiye’nin demiryolu ittifakı

9 0
22.04.2026

Mehmet Yıldırım yazdı;

Raylardaki yeni jeopolitik: Türkiye’nin demiryolu ittifakı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) yaptığı konuşmada yeni bir jeopolitik oluşumu hatırlattı; “Sultan Abdülhamid dönemindeki Hicaz Demiryolu projesinin modern zamana yansıyan hâli için; Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan arasında bir proje başlatıldı…”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ürdün'ün başkenti Amman’da Ürdünlü ve Suriyeli mevkidaşları ile üçlü ulaştırma işbirliği mutabakatı imzalamıştı. Türkiye, Suriye ve Ürdün'ün yalnız coğrafi olarak değil; ticaret yolları ve tarihi serüveni bakımından da birbiriyle kopmaz bağlarla bağlanmış ülkeler olduğu bu anlaşma ile tekrar deklare edildi.

Önerilen ağ, Avrupa'dan başlayıp Türkiye üzerinden geçerek Suriye topraklarından devam edecek ve Ürdün'e uzanarak Akdeniz limanları ile Körfez pazarları arasında kesintisiz bir kara köprüsü oluşturacaktır.

Bu konsept, bir zamanlar Levant’ı (Şam, Lübnan) Arap Yarımadası'na bağlayan; ancak çatışmalar ve değişen sınırlar nedeniyle kullanılmaz hale gelen tarihi Hicaz Demiryolu'ndan büyük ölçüde esinlenmiştir. Yenilenen bu girişim, söz konusu güzergâhı, birden fazla bölgeyi kapsayan yüksek kapasiteli bir yük ve yolcu koridoruna dönüştürmeyi amaçlamaktadır.

Suriye, planın kilit bir rolünü oynuyor; Türkiye ve Ürdün arasında coğrafi bir bağlantı görevi görürken, Levant üzerinden geçen koridorun temelini oluşturuyor. Ürdün ise Arap Yarımadası'na erişim sağlıyor ve güzergahın nihayetinde Suudi Arabistan’ın ağı da dahil olmak üzere Körfez demiryolu sistemlerine bağlanması bekleniyor.

Küresel ticaret, bugün sadece limanlarda değil, haritalar üzerinde çizilen devasa koridor projelerinde yeniden şekilleniyor. Bir yanda ABD ve AB’nin desteklediği Hindistan-Ortadoğu/ İsrail-Avrupa Koridoru (IMEC); diğer yanda Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimi… Dünya, adeta yeni bir jeopolitik satranç oynuyor. Peki, Türkiye bu büyük oyunda sadece bir seyirci mi kalacak; yoksa kendi hamlesini mi yapacak?

Ankara’nın masaya koyduğu; Suriye ve Ürdün üzerinden Körfez’e uzanan demiryolu projesi, işte bu sorunun cevabı niteliğinde.

Bir lojistik merkez hayali…

Bu proje sadece ray döşemekten ibaret değil; Türkiye’nin “transit ülke” rolünden sıyrılıp, ticaretin kalbinin attığı bir “lojistik merkeze” dönüşme hedefidir. Sultan II. Abdülhamid’in “mübarek hattı” olan Hicaz Demiryolu’nun modern bir yansıması gibi düşünebileceğimiz bu vizyon; deniz yollarındaki risklere karşı güvenli bir kara alternatifi sunuyor.

Projenin temel motivasyonu üç ana eksene dayanıyor:

Lojistik Bağımsızlık: Deniz yollarındaki dalgalanmalardan (Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı krizleri gibi) etkilenmeyen, doğrudan ve güvenli bir rota.

Ekonomik Entegrasyon: Bölgesel ticareti artırarak, ülkeleri çatışma yerine ekonomik ortaklık zemininde buluşturmak.

Stratejik Ağırlık: Rekabet halindeki diğer küresel koridorlara karşı; Türkiye’yi vazgeçilmez bir bağlantı noktası haline getirmek.

Aşılması gereken “Mayın Tarlası”

Kağıt üzerindeki bu vizyon oldukça cazip olsa da, inşaat aşamasına geçmeden önce aşılması gereken üç kritik engel bulunuyor:

Suriye Bilmecesi: Hattın en zayıf ve en karmaşık halkası Suriye. Bölgedeki güvenlik istikrarsızlığı çözülmeden ve sahada kalıcı bir siyasi mutabakat sağlanmadan, bu hattın güvenli bir ticaret yolu olması mümkün görünmüyor. İsrail, parçalanmış bir Suriye modelini piyasaya sürüyor.

Finansman Sorunu: Böylesine devasa bir altyapı projesi ciddi bir sermaye gerektiriyor. Uluslararası yaptırımların gölgesinde, bu hattın finansmanını kimin üstleneceği ve yatırımcıların bu riski alıp almayacağı büyük bir soru işareti. Muhtemelen Türkiye ve Suudi Arabistan, bu proje için finansman sağlayacaktır.

Rekabetçi Çıkarlar: Bölgede sadece Türkiye yok. Büyük güçlerin (ABD, Çin, AB) kendi rotalarını dayattığı bir ortamda; Türkiye’nin bu hattı hem kabul ettirmesi hem de otonomisini koruması gerekiyor. Ayrıca bölgede Türkiye’nin de dahil olduğu; Irak’ı başlangıç alan “Kalkınma Yolu” projesi ile “Hicaz Demiryolu Projesi” birbirine rekabetten ziyade eşgüdümlü bir şekilde birbirine bağlanarak ortak bir proje gündeme gelebilir.

Sonuç: Bir tercih meselesi…

Türkiye için bu demiryolu girişimi, lojistik bir yatırımdan çok daha fazlası; bir stratejik varoluş testidir.

Bu proje, jeopolitik gerilimlerin Rusya, İran ve önemli denizcilik geçiş noktalarından geçen rotaları aksattığı bir dönemde; Ankara'nın kendisini merkezi bir transit merkezi olarak konumlandırma stratejisini yansıtıyor. Türkiye, küresel istikrarsızlıktan faydalanarak, ticareti kendi toprakları üzerinden yönlendirmek amacıyla kendisini giderek daha fazla "ticaret ve enerji akışı için güvenli liman" olarak pazarlıyor.

Ankara’nın önünde iki yol var: Ya büyük güçlerin çizdiği projelerin kenarında yer alarak pasif bir aktör olarak kalmak ya da zorlu bir diplomasi ve güvenlik süreciyle kendi raylarını döşemek.

Suriye’de istikrar sağlanabilir ve finansal model kurulabilirse, bu hat sadece mal taşımayacak; bölgenin kaderini “çatışma ve ayrışma” ekseninden “ticaret ve işbirliği” eksenine çevirecektir. Türkiye, bu raylara kendi imzasını atmaya hazır. Kesin olan bir şey var: Bölgesel oyunun kuralları, demiryolları kadar sağlam temeller üzerinde yeniden kuruluyor.

Not: Gazze’de ateşkese rağmen İsrail; sivilleri öldürmeye devam ediyor. Yine Gazze’ye insani yardımın ulaştırılması İsrail tarafından engelleniyor. HAMAS’ın silah bırakmasını dayatan İsrail; işbirlikçi silahlı Filistin çetelerini kollamaya devam ediyor ve alan açmaya çalışıyor.

Gazze’de öğrenciler sadece hayatta kalmak istemiyor: en tabii hakları olan eğitim haklarını talep ediyor.

İsrail kendi aleyhine süreci hızlandırıyor!

Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com

https://www.dikgazete.com/haber/turkiye-urdun-ve-suriye-arasinda-ulastirma-isbirligi-mutabakati-imzalandi-994860.html

https://www.jpost.com/middle-east/article-893562

https://www.bbc.com/turkce/articles/c0rp05py9nxo


© Dikgazete.com