Barış anlaşması için Kiev rejimi maksimalist taleplerden vazgeçmeli
Erhan Kuadzba, Moskova’dan yazdı;
Barış anlaşması için Kiev rejimi maksimalist taleplerden vazgeçmeli
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Rus ordusuna verdiği özel askeri harekat emrinden sonra neredeyse tüm dünya birlik oldu. O dönem Joe Biden yönetimindeki ABD, Avrupa ülkelerini de yanına alarak Rusya’ya karşı ekonomik, ulaşım ve sosyal ambargolar başta olmak üzere birçok ambargoya başladı. Güney Kore gibi ABD müttefikleri de bu ambargolara ortak oldu.
Rus ve Kiev rejim ordusu arasında ilk aylarda devam eden çatışma sırasında İstanbul’da, Moskova ve Kiev arasında barış görüşmeleri başladı. Bu görüşmelerde anlaşma taslağı hazırlanırken asıl amaçları “Son Ukraynalıya kadar” planıyla Rusya’yı zatıflatmak olan batılılar, Kiev rejimini masadan kaldırdı.
Elbette müzakere döneminde Kiev rejimine batılı ülkelerden yeni nesil silahlar gönderildi, Kiev rejim ordusu donatılarak Rusya’ya karşı güçlü bir cephe oluşturuldu.
Tüm bu olanlardan sonra dünyada hiç kimse Rusya’nın bu kadar dayanabileceğini ve Donbass’taki özgürleştirme harekatından vazgeçeceğini öngörüyordu.
Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, batılıların ekonomik yaptırımlarına, Kiev rejim ordusunun Rus topraklarına terör saldırıları ve politik izolasyonuna karşı inanılmaz bir duruş gösterdi.
Şunu anlamak gerekir; Putin’in yerinde kim olsa bu kadar büyük bir baskıyı kaldıramazdı. Ancak Putin de arkasında Rus halkı olmasaydı bu kadar güçlü olamazdı.
İşte bugün batılı ülkelerin pes etmesindeki tek gerçek bu.
Rus ordusu ile Kiev rejim ordusu arasında ilk dönemlerde yaşanan çatışmalarda Vladimir Putin itibarsızlaştırılmaya çalışılırken Vladimir Zelenskiy adeta sanki bir........
