MÖ 209, ‘Kara Kuvvetleri Kuruluşu’ değildir! Türk Dünyası’nda ortak bir ‘Türk Orduları Kuruluş Günü’dür
E. Yarbay Halil Mert yazdı;
MÖ 209… "KARA KUVVETİ KURULUŞU" DEĞİLDİR.
TÜRK DÜNYASI’NDA ORTAK BİR “TÜRK ORDULARI KURULUŞ GÜNÜ”DÜR.
Ötüken’den Ankara’ya, MÖ 209’dan Bugüne: Ortak Sancak Çağrısı
Kara Kuvvetleri Günü'nden Türk Orduları Günü'ne: Ortak Askerî Hafıza İçin Stratejik Bir Öneri
Kızıl Meydan Örneğinden Türk Dünyasına: "Ordular Günü" Jeopolitiği
Her yıl 28 Haziran geldiğinde Türkiye’de gururla bir yıl dönümü kutlanır: Türk Kara Kuvvetleri’nin Kuruluşu. Başlangıç tarihi: MÖ 209.
İlk bakışta köklü bir geleneğin tasdiki gibi duran bu kabul, kendi içinde ciddi bir mantıksal anomali barındırır: Milattan önce 209 yılında Hava Kuvvetleri veya Deniz Kuvvetleri mi vardı ki kurulan yapıya "Kara Kuvvetleri" diyoruz?
Büyük Hun Hükümdarının o gün temelini attığı "Onlu Sistem", bir kuvvet komutanlığının değil; doğrudan doğruya "Türk Ordusu" mefhumunun bizzat kendisidir. Dolayısıyla bugün yapılan kutlama, terminolojik olarak eksiktir; MÖ 209, Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri'nin değil, Türk Ordusu’nun doğum günüdür.
Askeri gelenekçilerin bu noktada, “Modern hiyerarşide ordular ana kuvvetlere ayrılır, dolayısıyla kurumsal silsile gereği Kara Kuvvetleri denmesi normaldir” savunmasını yapması muhtemeldir. Ancak bu tez, küresel askeri terminolojiyle uyuşmamaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri Ordusu (US Army) 14 Haziran 1775’te kurulduğunda, ortada ne hava ne deniz ne de zırhlı tümenler vardı; yapı saf bir piyade gücüydü. Buna rağmen Pentagon, bugün 14 Haziran’ı "ABD Kara Kuvvetleri Günü" değil, doğrudan "United States Army Birthday" (Amerikan Ordusu’nun Doğum Günü) olarak kutlar. Çünkü kadim kurumlar, filizlendikleri tarihi dallarıyla değil, bizzat gövdeleriyle tescil ederler.
Bizim açımızdan meselenin asıl yakıcı kısmı ise terminolojik değil, jeopolitiktir: Biz bu mirası neden yalnızca Anadolu coğrafyasına hapsediyoruz?
Mirası kamusal alana açmak: Türk Devletleri Teşkilatı ve Avrasya…
MÖ 209’da kurulan askeri nizam sadece bugünkü Türkiye Türklerinin değil; Kazakistan’dan Macaristan’a, Kırgızistan’dan Finlandiya’ya, Moğolistan’dan Pakistan’a ve hatta askeri omurgasını yüzyıllarca Türk-Gulam sisteminin oluşturduğu İran’a kadar uzanan muazzam bir havzanın ortak mirasıdır.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ekonomik, kültürel ve siyasi entegrasyonunu derinleştirirken, bu ortak yapının en eksik bacağı "ortak hafıza sahnelemesi"dir. Tarih bize göstermektedir ki büyük jeopolitik havzalar, ortak ritüelleri olmadan kemikleşemezler.
Sovyetler Birliği dağılalı otuz yıldan fazla oldu; ancak bugün hâlâ 9 Mayıs Zafer Günü’nde eski Sovyet Cumhuriyetleri’nin liderleri Moskova’ya gider, Kızıl Meydan’da kendi sembolik askeri birliklerini........
